Sahile atılmış, unutulmuş bir teneke kutu dalgaların çırpıntısı ile sallanır; yaprakları sararmış bir söğüt dalı takıldığı kamıştan kurtulmaya çabalardı.
Yuvasına geç kalmış bir martının kanat sesleri duyulurdu birden; arada bir soğuk sulara dalarak uzaklaşır, karanlıklar içinde kaybolurdu.
...
Öyle mutluydum ki o akşamlar!
Daha çocuktum ama küçücük bir çocuktum!..
Yalnızca göze batan özelliklerim, kibar davranışlarım, yani cilam yoktu, ama insandım gene de, yüreğimle, düşüncelerimle insandım.
Şimdi ise kaderin küçülttüğü, ezdiği bir insancık olduğumu anlayınca kendime saygımı yitirdim, çöktüm.