KüçükPrens

KüçükPrens
@Fundabote
Bilgisayar Öğretmenliği
Adana
15 Ağustos 1991
122 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Genetiği değişmiş insan! Ne kadar acımasız olabilir?
Puan vermedi·114 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 21:38
Ne insan, insan gibi kokuyor, insan tadı yayıyor kelimeleri ne de yediklerimizde sebze, meyve, toprak tadı, kokusu var. İçine ne atarsa insanoğlu o yansıyor dışına. Doğal yapısı bozulmuş yiyecekler tükettikçe bizim de doğal yapımız bozuldu, bozuluyor. Yazar, sebze ve meyvenin insanlara olan güzel duygularının ve yaratılış amaçlarına hizmet etme isteklerinin acımasızca nasıl yok edildiğini gözler önüne seriyor. Çünkü onlar da canlı ve varlık amaçları var. Peki biz onların seslerini, haykırışlarını acaba ne zaman duyacağız? Sebzelerin dilinden, çürümüş gerçekliğe sarsıcı bir dokunuş hikayesi. Okuyalım!
Buzdolabı VatandaşlarıEmre Turan · Fihrist Kitap · 2023265 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kendin olmak! Hoşgeldin hayat!
Puan vermedi·120 syf.··
2025 36. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 10:23
"Yaşamak cesaret ister. Kabuğu hala sağlam olan tohum ile çatlamaya başlamış olan tohum aynı özü taşır ama yalnızca kabuğunu kırmaya cesaret eden, yaşam serüvenine atılabilir." Diyor yazar. Nefes almak fizyolojik bir olay istemsiz, ya yaşamak? Hangimiz ne kadar yaşadık, yaşıyoruz hayatı? Mutlu olduğumuz anlar mı yaşamak? Kendimizi iyi hissettiğimiz anlar mı? Üzüntüden ağlayıp, sonra ruhun hafiflemesini izlemek mi? Kendimiz olduğunuz anlar mı yoksa? Evet. Bir ağaç gibi kendimize kök saldığımız anlar. Kendinizde, kendi çiçeklerimizi büyüttüğümüz anlar. Kendimize emek ettiğimiz her an, yaşıyoruz! Halil Cibran az ve öz kelimelere kat kat anlamlar yükleyen, anlamlarda kendimizi bulmamızı sağlayan, düşündüren, geliştiren bambaşka bakış açılarıyla ruhumuzu renklendiren bir yazar. Üstelik bunu, bir amaç olarak yapmıyor. O sadece kendi ruhundan gelen mucizevi gücü kelimelere uygun bir şekilde dökebiliyor ve okuru etkilemekte çok başarılı. Halil Cibran'dan öğreneceğimiz çok şey var. Bunların en önemlisi de kendimizi öğrenmek!
Ermiş’in Aşk MektuplarıHalil Cibran · Can Yayınları · 2025297 okunma
sahi aşk neydi?
Puan vermedi·272 syf.··
2025 27. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 14:35
Üzülmek! Ki ne üzülmek... Sevinmek! Ki ne sevinmek... Nasıl bir su ki aşk, bakarken bile güzel, dinlerken bile güzel, dokununca güzel. Nasıl da dalgalı, hırçın, buz gibi; kopkoyu bir mavi, yaklaşamazsın. Nasıl da sakin, huzurlu, huzura çağıran, bağrına saklayan; incecik bir mavi, griye çalan. Bazen de hepsini bir arada yaşatan, rengarenk bir gülümseme. Ey aşk! Nasıl da yeni doğmuş bir bebek gibisin, o kadar zorlayıcı ve o kadar masum, uykusuzluğa değecek gibisin. Kendi içimi görmek gibisin. İçimdeki tüm filizlere 'Can suyu' gibisin. Gülşah'ı okudum, dinledim, Şahin'i okudum, dinledim. Gülşah'tan kendimi, Şahin'den kendimi,dinledim! Onayladım, reddettim, ağladım, heyecanla zıpladım... İçimdeki tüm taşları denize fırlattım, attım! Filizlenen masum duygularım, ruhumdaki toprağa rahatça kök salsın diye. Sevilmemiş bütün çocuklar için, kendi çocukluğumu herkesten çok sevdim!
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
Puan vermedi·538 syf.··
2025 20. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 20:41
Herkesin okuması gereken bir roman. Hatta hepimizin birkaç kez okuması gerekli. "Kadınların yaşlarını yıllarla değil de savaştan kalmış yara izleri ile saymaları daha iyi bir fikirdir" diyor yazar. Kadınlar yıllardan beri bastırılmış, üretkenliği, yaratıcı güçleri,içgörüleri, kadınlığı, cinsel kimliği,kendileri ile bağlantıları yok edilmeye çalışılmıştır. Bunun sebebini anlayamadım. Kadınların kendileri olmasına izin verilmeyip sonradan, deyim yerindeyse "saçı uzun aklı kısa" olarak nitelendirilmeleri de ayrı bir ironi. Kadının doğal güçlerinin bastırılmaya çalışılmasından da anlıyoruz ki bu güçler çok kıymetli. Bu güçleri faydalı olarak kullanmak yerine neden yok etmeye çalışıyoruz? Kendini tanıyamayan, anlayamayan kadın dış dünyada da harap bir şekilde, kuyruğunu kovalar gibi zor yaşantılar içine sürükleniyor. Eğer kendi güçlerimize sahip çıkabilsek içimizden gelen doğal potansiyeli kullanabilsek dış dünyanın zorluklarına katlanma gücümüz artacak. Hayat daha yaşanılır, daha hastalıksız, doğal sürecine uygun, zorluklarla baş edilebilir bir hale gelecek, oysa kadınlar kendini yetiştirip büyütebilse, buna izin verilebilse. Kitabın daha birçok anlamları mevcut, yazmakla bitmeyecek, anlatmakla tükenmeyecek kadar çok. Kocaman bir Okyanus. Kaç damla suda yüzmek isteyeceğimiz, ne kadar derinlere inebileceğimiz, bizim anlayışımıza, düşüncemize, derinliklerimize bağlı. Ben sadece birkaç cümle ile anlatabildim ilk okumamda. Tekrar tekrar okunması gereken bir kitap.
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2025 18. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 23:29
Büyükler hiç büyümeyecekler miydi? Diyor yazar. Küçüklüğümde büyükleri o kadar saygı duyulması gereken, olgun, bilgin, acılarla, mutluluklarla yoğrulmuş, güzelleşmiş olarak gördüğüm için büyümek isterdim. Kendi olgunlaşma sürecimin tamamlanmasını dört gözle beklerdim. Henüz ne kadar büyüdüm ne kadar olgunlaştım bilmiyorum ama şunu çok iyi görüyorum ki hiç büyümeyen büyükler ne kadar da çokmuş!! Bazen roller değişebiliyor ruhu çocuk olan büyüklerden, ruhu şimdiden büyümüş olan çocuklar daha mantıklı hareket edebiliyor. Bunun doğal sonucu olarak da yaşça büyümüş kişilere karşı saygıları azalıyor. Kişisel çıkarlar, hakim olma arzuları, daha fazlası düşüncesi, belki de daha da çocuklaştırıyor büyükleri. Bu yüzden çevremiz kirleniyor, aklımız kirleniyor, ruhumuz kirleniyor ve gözlerimiz berrak göremiyor. Kırıyoruz, bize "En güçlü sensin" demeyen aynaları. Livaneli'nin mükemmel bakışaçısına kapılmamak mümkün değil.
Son Adanın ÇocuklarıZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 20245,2bin okunma