“Gerçekten de Mordor'un kapılarına doğru atılan her adımda Frodo boynundaki zincirde asılı duran Yüzük'ün daha da ağırlaştığını hisseder olmuştu. Artık Yüzük'ü, onu yere doğru çeken gerçek bir ağırlık olarak hissetmeye başlamıştı. Ama onu çok daha fazla rahatsız eden Göz'dü: Kendi kendine ona bu ismi takmıştı. Yürürken eğilmesine, büzülmesine neden olan, Yüzük'ün ağırlığından çok buydu. Göz: Görebilmek için büyük bir güçle tüm buluttan, topraktan, etten gölgeleri parçalamaya çalışan düşmanca bir iradenin o korkunç bir biçimde artan hissi: Sizi hareketsiz bir halde, tüm çıplaklığınızla mıhlamak için bakan o ölümcül bakış. Çok ince, çok narin ve ince bir hal almıştı artık onu hâlâ savuşturabilen örtüler. Frodo o iradenin o anda ikâmet ettiği yeri, onun kalbinin yerini tam olarak biliyordu: Gözleri kapalı bir adam güneşin yerini nasıl kesinlikle bilirse, tıpkı o şekilde biliyordu. Yüzünü ona dönmüştü ve onun kudreti alnına çarpıyordu.”