"Hiçbir yerinde yok güzelliğin yeri, bu kan emici dünyada. Hep kendi aynamızda boğulmuş, leş hayatlar yaşıyoruz, hepimiz ayrı uçlarında yaşamın.
Olması gerekene "iyilik" adı veriyor ve dünyanın en pahalı malı gibi satmaya çalışıyoruz köprü altlarında. Güzelliği sadece makyajlarla lanse edip veriyorlar elimize."
"Saçlarını kokladım, nefesimin her zerresini harcadım onun kokusuyla. Sarıldım, Tanrı'nın varlığı kadar uzun sarıldım. Tanrı'dan başka kimsesi olmayan yoksul bir babanın ettiği dua gibi sarıldım. Gözlerimde kalan ne kadar yaş varsa boşaldı. Zamanın durmasını ve kıyametin kopmasını beklemeye devam ediyorum ama lanet olsun ki yine hiçbir şey istediğim gibi olmuyor. Tanrı'dan bir kez daha nefret etmeye başladım."
"Sen, bu yazılanları okumakta olan, birisi sana: "Doğru olan şu..." gibi bir şeyle geldiğinde sakın ona inanma ve düşün, çünkü doğrunun olduğu yerde yanlış her zaman vardı ve yanlışın olduğu yerde doğru çoktan ölmüştür."
"Ölmek ne güzel şey Tanrım, özellikle birisine çok yakışıyorken ve özellikle kendisine çok yakışacağını bilen birisiyle... Ölmek ne güzel şey Tanrım, zaten ölü olan birisiyle... Ölmek çok güzel Tanrım, hadi bizi burada şimdi öldürsene..."