Furkan turhan

Furkan turhan
@Furkantrhn
Postmodern Çelebi
Lisans
İstanbul
17 Haziran
83 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·442 syf.··
2025 10. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 01:25
“Anne, seni ben öldürmedim.” Büyüleyici serinin bitişinin ilanı beni gerçekten hüzünlendirdi. Bu vesileyle sevgili Con Sinov’a kıymetli eserleri için teşekkürlerimi iletiyorum. İnönü muharebesinin sonuçlanmasının ardından başlayan süreci konu alan bu eserde pek çok tarihi olaya tanıklık ediyoruz. Hiç tartışmasız eserin en can alıcı kısmı Büyük Taarruz esnasında ordumuzun ortaya koyduğu özveri ve Atatürk’ün aldığı cesur ve stratejik kararlar. Geçmişte defalarca okumama rağmen her seferinde benzer tepkilerle ve sıklıkla nasıl kelimesini kullanmama sebep olan kesitler Atatürk’e olan hayranlığımı bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor. Nasıl olur da insan tereddüt etmez, nasıl olur da bu kadar kendinden emin şekilde karar alabilir, nasıl olur da aynı anda onbinlerce askerin çarpıştığı bir sahayı bu kadar ustalıkla okuyup kritik ve tam zamanında hamleler yapabilir. Bütün sahip olduğu bu askeri başarılar bir yana milleti için hedeflediği gelecek doğrultusunda verdiği siyasi mücadele benim için apayrı bir saygı unsuru. Muhaliflerle verdiği çetin mücadelelerin onu belki de cephe hattı kadar zorladığına tanık olabilirsiniz. Bütün bunları bir kenara koyarsak eserin sonunda ortaya konan bir gerçek beni öylesine derinden etkiledi ki bu cümleleri aynı duygu yoğunluğuyla yazmaktayım. Gazi bütün başarılarını kazanırken içinde merhum annemiz Zübeyde Hanıma karşı yaşadığı mahcubiyetin vermiş olduğu hüzün ve kederle baş etmekteydi. Onun yaşadığı bütün acılar, sağlık sorunları ve göğüs germesi gereken bütün zorluklar için kendisini suçlarken nasıl huzurlu olabilirdi. Kim bilebilir belki de Atatürk’ü ebediyete bu kadar erken uğurlamamazın nedeni olan rahatsızlıkların başlıca sebeplerinden birisi yaşadığı acı ve kederin bu denli bütün vücuduna ve benliğine sirayet etmesiydi. Annesinin cenaze
Alıntı
Yarının Adamı 5 - Halaskâr GaziCon Sinov · Masa Kitap · 0221 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·224 syf.··
2025 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 14:07
Ermiş, Sörfçü ve Patron Geleneksel kişisel gelişim kitaplarının aksine sıkıcı olmayan, basit bir dille kaleme alınmış ve vermek istenen mesajların hikaye içine çok güzel serpiştirildiği okuması keyifli bir eser. Baş kahramanımızın farklı coğrafyalarda tanıştığı mentorlarıyla yaşadığı iç yolculuğun çok güzel bir aktarımı; Ermiş kişiden eğer değerlendirebilirsek karşımıza çıkan her zorluğun aslında kendimizi daha iyi bir noktaya taşıyabilmek için ne denli kıymetli bir fırsat olduğunu. Sörfçü kişiden takip etmemiz gereken duygularla birlikte anı yaşamanın kıymetini, aynı zamanda kendimize ve çevremize özenli davrandığımızda ektiğimiz sevgi tohumlarının nasıl tomurcuklanıp büyüyerek güneşli bir günde deniz kenarında ağacın altında bulduğumuz gölge bir alan gibi bize nasıl iç huzuru ve mutluluk verdiğini. Son olarak Patron kişiden de günümüz öğretilerine ters olarak başarılı olmak için birbirimizin üstüne basmamızın şart olmadığını, sevgi dilinin sosyal hayatımızın yanında iş hayatımızda da tamamen benimsenip içsel bütünleşmenin sağlanmasını bunların yanında aslında bir insanın sahip olabileceği en değerli hazinenin itibarı olduğunu bunun içinde dürüst ve onurlu bir yaşam sürmenin gerekliliğinin öğretildiği keyifle okuduğum bir eserdi. Son olarak nasıl bir dünyada yaşadığımız zerre umurumuzda olmamalı aslolan bu dünyaya nasıl bir ben ve biz yaşattığımız olmalı. Kendimize güzel hisseler çıkartabileceğimiz keyifli bir kitap okumanız şiddetle tavsiye…
Ermiş, Sörfçü ve PatronRobin Sharma · Goa Basım Yayın · 20061,212 okunma
10/10
·388 syf.··
2025 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 18:12
Fikrimden Dökülenler Yine tüyleri diken diken eden bir son… Kitap ile ilgili kısımdan önce yazar için bir parantez açmak istiyorum. Con Sınov mahlasıyla tanıyıp bildiğimiz böyle bir eseri ortaya koyan yazarımızı öncelikle tebrik etmeliyiz. Yazarın kitaplarının bana kalırsa en önemli özelliği yaşanılan dönemi aktarırken yaptığı zamansal hizalamayı, geniş perspektifin aktarımı ile küçük ve kişisel ayrıntıların paylaşılması seviyesine başarıyla indirgeyip, hepsini güzel bir harmoni şeklinde ve bize son derece sürükleyici bir eser halinde sunabiliyor olması. Esere gelecek olursak, İstanbul’un ve başta Damat Ferit gibi hainlerin kurguladıkları kirli senaryoların sonucunda memleketin her yerinde tertiplenen isyan hareketleri, Bolşevik yanlılarının meclise ve memlekete sızma girişimleri ve kuvayi milliye karşıtı hainlerin milletin yanında olmak yerine İstanbul’un hatta İngiliz ve Yunanların safında olup Ankara’ya karşı yaptıkları eylemlere yakından tanık olabiliyoruz. Kitap ile ilgili yazılabilecek upuzun bir inceleme ve hafızamda kalan pek çok ayrıntı olmasına rağmen çok uzatmadan yeni okurlar için heyecanı taze tutmak istiyorum, bugün bizlerin olan Cumhuriyetin ne denli bedeller ödenerek sahip olunduğuna dair yazılmış en akıcı ve en nitelikli ayrıntıların gösterildiği eserlerden birisi olduğuna eminim. Serinin 4. kitabını da keyifle bitirdim. Daha nicelerine kavuşmak dileğiyle…
1000Kitap
Yarının Adamı 4 - BaşkomutanCon Sinov · Masa Kitap · 2024326 okunma
Fikrimden dökülenler
9/10
·282 syf.··
2025 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2025 21:05
Hayata karşı gardınızın düştüğünü mü hissediyorsunuz ? Yalnız değilsiniz. Bazen en büyük aydınlanmaları yaşayabilmek için en derinlere düşmek gerekiyor. Nora Seed yaşadığı gerçekliği terk etme raddesine gelecek kadar çektiği acılardan, bir anka kuşu misali küllerinden yeniden doğuyor. Asıl mutluluğun alternatif yaşamlarda değil de alternatif bakış açılarında olduğu gerçeğini keşfettiği bu yolculukta ona eşlik etmek, kendi hayatlarımızda yaşadığımız çıkmazlara dair bizlere ilham verip, kendi pişmanlık kitaplarımızı yakabildiğimizde zifiri karanlık gibi görünen önümüzde ki yolun birden nasıl aydınlandığını bizlere gösteriyor. En önemlisi de evrenin, tanrının, karmanın veya inancınıza göre adına ne isterseniz söyleyin, siz yaşama sıkı sıkı tutunduğunuzda karşınıza mucizeler çıkarmaya nasıl istekli olduğu gerçeğini bir kere daha görebiliyoruz. Soluksuz okuyup favorileriniz arasına alacağınız kendinizden güncel ya da geçmiş deneyimlerinizden çok şey yakalayacağınız incelikle kaleme alınmış bir eser, özellikle hayata dair çok fazla keşkeye sahipseniz bir an önce okumalısınız.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2024 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2024 16:39
“Bitti! Ölüm bitti… o yok artık!” Kendini geliştirip iyi konumlara gelmek ve kazancından daha fazlasını hedefleyip sahip olmak, teori de güzel bir evlilik yapıp iyi evlatlara sahip olmak. Sorulsa, bir çoğumuzun söyleyeceği hayaller bunlar, hayallerimiz bile özgün değil dikte edilmiş. Gerçekten neyi arzuladığımızı neyi yaşamak istediğimizi ne kadar düşünüyoruz. Bir şeylere sahip olma hırsıyla ömrümüzü harcıyoruz ama ne için hepsinin sonu ölüm değil mi? Peki ya gerçekten de yaşamamız gerektiği gibi yaşamıyorsak, bu farkındalık bize de İvan İlyiç gibi ölüm döşeğinde mi gelecek çok geç değil mi? Ölüm döşeğinde ki İvan ailesine; Bir sözcük daha eklemek istedi, “prosti” diyecekti, ama ağzından “propusti” çıktı. Ancak yanlışını düzeltecek gücü yoktu anlamışlardır diye düşünüp elini salladı. Prosti: Bağışla Propusti: Bırak (geçeyim)
Alıntı
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma