Bir oğlu olmalı adamın…
Küçücük bedeninde üç kocaman yüreği taşıyan;
Biri kendi için atan,
Biri babası için çarpan,
Biri de hiç bilmeden sevmenin ne demek olduğunu öğreten…
Bir oğlu olmalı adamın…
Yorgun düştüğünde omzuna değil,
Gözlerine bakıp güç veren…
Sessizce “buradayım” diyen,
Hiç konuşmadan adamı ayakta tutan…
Bir oğlu olmalı adamın…
Saçlarına dokunduğunda zamanı durduran,
Gülüşünde bütün dertleri unutturan…
Küçük elleriyle koca bir dünyayı
Babasının avuçlarına sığdıran…
Bir oğlu olmalı adamın…
Ablasının abisinin sevgisini içinde taşıyan,
Onların yarım kalan şefkatini
Babasının yüreğine sessizce bırakan…
Bir bakışıyla iki evladın sevgisini
Tek bir kalpte yaşatan
Ve bir oğlu olmalı adamın…
Başını göğsüne yasladığında
Kalbinin neden attığını hatırlatan…
Özlemi bile güzel kılan,
Hasreti bile sevgiye çeviren…