Fatma yıldız

Fatma yıldız
Göktürk Kürşad
Düşünmemek için kendisiyle kavga etmenin, ruhundan kasveti, aklından hatıraları kovmaya çalışmanın beyhude bir çaba olduğunu fark etmişti. Oysa savaşmaktan vazgeçip, yaşadığı her şeyi acısıyla ve tatlısıyla, hülyasıyla ve käbusuyla düşünmeye başladığı andan itibaren, korktuğu şeyler ehlileşmeye başlamış, bir süre sonra da korku olmaktan çıkma yoluna girmişlerdi. Düşündükçe, ama gerçekten, hakkını vererek ve korkmadan düşündükçe yeniden hissetmeye de başlamıştı ve acı çekmemek için ruhunu nasıl kötürüm bıraktığını anlamıştı. Nasıl gece günün bir parçasıysa, acı, keder ve kasvet de yüreğin bir parçasıydı ve bunları kesip atmaya çalışmak insanı huzura kavuşturmuyor, tam tersine ruhun sakat kalmasına ve hissizleşmesine neden oluyordu.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Ama bütün bunları yapabilmen için önce insan denen o varlığı çok iyi tanıman lazım ki o varlığı tanıyabilmen için de önce kendi varlığından haberdar olmalısın. Lakin sen kendi hislerinden birer hortlakmış gibi kaçmaya, kendi hatıralarını birer pislikmiş gibi gömmeye ve yok etmeye çalıştığın sürece bunu nasıl becerirsin, bilmem. Ama sana naçizane, küçük bir tavsiye verebilirim: Bırak kendinle cebelleşmeyi. Çöz hatıralarının zincirlerini. Bırak aksınlar. Sen sadece dur ve düşün. Ama hakkını vererek düşün. Sadece aklınla değil, kalbinle de düşün."
Sayfa 227·Kitabı okudu
Alıntı
Unutmak diye bir şey yoktur!" demişti, "Ne kadar debelensen de sadece unuttuğunu zannedersin ve unuttum dediğin şeyler220 zaman gelir kılık değiştirerek çıkar karşına. Yumurtadan çıkan kuşlar gibı ruhunu delik deşik ederek çıkarlar hem de. Şunu iyi anla: Unuttum diyen biri, kendini ömrünün sonuna kadar aynı şeyi tekrar ve tekrar yaşamaya mahkûm etmiştir sadece, o kadar!"
Sayfa 220·Kitabı okudu
Alıntı
İntikam denen seyin acemisiydi. İlk defa tadına bakıyordu ne de olsa. Ve intikamın, öfkeyi silip atmak yerine, onu taşa işlenen yazılar gibi insan yüreğine hiç çıkmamacasına kazıdığını daha yeni öğreniyordu.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Alıntı
Durmaksızın düşünmek, dalıp gitmek yine daha iyiydi. Az da olsa hâkim olmak mümkün oluyordu bazen. Ama rüyalar çok daha acımasızdı. İradeden azade, kendi başlarına akıp gidiyorlar insanı en savunmasız anında yakalayıp çok daha keskin acılar ya da olmadık mutluluklar yaşatabiliyorlardı. Tüm saçmalığına rağ men sımsıcak, kısacık ama umman kadar derin bir hikâyenin or tasında uyanmak ve onun bir rüya olduğunu anlamak kadar insana kendisini çaresiz, aciz ve zavallı hissettiren başka bir şey yokm herhalde yeryüzünde.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Alıntı