(Evlilik programlarından bahsediyor)
"Tamam, bunlar birbirine çok uygun, muhakkak evlenirler..." derken erkek maddi imkânlarını açıklamaya başladıkça; işi, kazancı orta halli ya da biraz düşükse, kadının yüz şekli değişmeye başlıyor. "Olmaz, elektrik alamadım," deyip çıkıyor. Nasıl elektrik alamadın? Adamı görünce aldığın elektrikle bir mahalle aydınlanır, nasıl inkâr ediyorsun gözümüze baka baka?
Kendini çiğ fasulye gibi hissetti. Fasulyenin lezzetini bulması için ayıklanması, pişirilmesi yani emek verilmesi gerekiyordu. Oysa o emek vermeden lezzetli yemekler yemeği beklemişti.
Gerçi hakkını yemeyeyim kocacığımın! O da bana çeşit çeşit ad taktı. "Bu, alooo, bakar mısın, bak hele, evde anneniz, annemlerde kızınız, kayınvalidemlerde gelininiz, yabancılara karşı eşim, karım ya da bizim hanım." Ama bunların içinden biri de benim ismim değil. İsmimi duymak istiyorum, ismimi özledim.