Yaşlı derviş son nefesini vermek üzereymiş. Genç derviş, hayatın gerçeğini bilse bilse ancak o bilir, diyerek yanına gitmiş. “Derviş baba hayat neydi?” diye sormuş. Bunun üzerine yaşlı derviş gülümsemiş, “bir andı oğul”, demiş, “sadece bir andı...”
Batıp giden, gâh böyle, gâh şöyle olan güzel değildir, ben batıp gidenleri sevmem.
Bazen hoş, bazen nahoş olan, bir zaman su, bir zaman ateş kesilen ayın burcudur ama ay değil...
Belki de zamanın başlangıcından beri insanın temel dramı, kendisine yetmedigini sandığı bir dünyanın içine yerleştirilmiş olması ve kabına sığmamasıdır.