Çok eski bir hikâyedir, Meksika’daki İnka tapınağına çıkmak isteyen bir grup arkeologa birkaç yerli rehberlik etmektedir. Yolu hızlı bir şekilde yarıladıktan sonra yerli grup, yere oturup beklemeye başlar. Haliyle bu duruma Avrupalı arkeologlar şaşırırlar. “Neden bekliyoruz?” diye sorduklarında yaşlı rehber şu cevabı verir: “O kadar hızlı yol aldık ki ruhumuz geride kaldı, onu bekliyoruz.”
Düşünmek, bazı konularda kararlar almak, daha verimli olmak ve sağlıklı bir hayat (ilişki) için KENDINIZE AIT ZAMAN YARATIN.
Peki neden kendimizi bu denli anlamaya çalışmazken, ilişkileri anlamaya bu denli çaba sarf ediyoruz?
Çocukluğumuzdan itibaren bugüne dek aldığımız tüm şemaları, deneyimlediğimiz tüm duyguları, onaylanma, sevilme, değerli hissetme gibi beklentilerimizi ilişkilerimiz üzerinden yansıtıyoruz da ondan.