Hz. Ebu Bekir ile olan eski dostluğu sayesinde Müslüman olan ve ilk sekiz Müslüman arasında yer alan Hz. Abdurrahman b. Avf da aşere-i mübeşşere'den olup önemli bir sahâbî'dir. Mekke müşriklerinin baskı ve işkenceleri yüzünden önce Habeşistan'a, sonra da Medine'ye hicret etmek zorunda kalmıştır. Hz, Peygamber onu ensardan Sa'd b. Rebî ile kardeş ilan etti. Sa'd b. Rebî kendisine son derece misafirperver davrandı ve Medine'de en çok malı olan zenginlerden sayıldığını, malının yarısını kendisine verebileceğini ifade edince Hz. Abdurrahman “Allah malini sana mübarek kılsın, sen bana çarşının yolunu göster” diye cevap vermiştir. O da ona çarşıyı gösterdi. Hz. Abdurrahman o gün alış veriş yaptı ve kâr edip maişetini sağlamaya başladı.52 Hz. Abdurrahman b. Avf ile ilgili Muğire b. Şu’be şöyle bir hadise nakletmiştir: Tebük seferi esnasında bir gün seher vaktinde Hz. Peygamber ile birlikte insanlardan uzaklaştık. Hz. Peygamber bir yerde bineğinden inip gözden kayboluncaya kadar gitti ve uzun bir süre sonra gelip abdest aldı, nihayetinde geri döndüğümüzde insanların Abdurrahman b. Avfın arkasında saf tutmuş namaz kıldıklarını gördük. İlk rekâtı kılınmış, ikinci rekâta başlanmıştı. Hz. Abdurrahman'ı uyarmak üzere gitmek istediğimde Hz. Peygamber bana engel oldu ve yetiştiğimiz rekâtı ona uyup kıldık, kılamadığımız ilk rekâtı da ardından kaza ettik. Bu esnada Hz. Peygamber “Hiçbir Peygamber ümmetinden salih bir adamın arkasında namaz kılmadıkça ruhu kabzedilmez" diye bu yurmuştur.53 Böylece Hz. Abdurrahman, Hz. Ebu Bekir gibi Hz. Peygamber'e imamlık yapmış bir sahâbîdir.
Sayfa 28