Özcan Alkan

Özcan Alkan
27 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Duvarlara mı okusaydım şiirleri mi, Emin ol dile gelirdi, Söylenmeyen sözlerde saklı cümleleri haykırsam, Kor ateşten yanan yangınları mı savursam, Taş da çatlar yanar kavrulur dile gelirdi, En çok kendime sustum derin sessizliğim, Gizledim içime hala içimde derin cümlelerim, Sevgi içim bir hasret yumağı, Kimse dile getiremez söyleyemez, Ancak toprak çözer bu bağı
Islam Kültüründe Hosgoru uygulamalarla mukayese ederek değerlendirmenin zaruri olduğu akı. dan çıkarılmamalıdır. Şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, özelde Ends lüs'te, genelde ise İslâm
Sayfa 90·Kitabı okudu
Uygulamadan, mal emniyetinin teşebbüs hürriyetini, ibadet özgürlüğünün ise ibadetleri ve ayinleri rahatça yapabilme, kilise çanlarını çalabilme, bayram kutlamalarını gerçekleştirebilme, din eğitimi verebilme, dolayısıyla manastırların faaliyetlerini sürdürebilmesi vb. hususları içerdiği anlaşılmaktadır. Bunların yanında Endülüs içinde ve dışında istedikleri yere seyahat etme, dillerini kullanma ve geliştirme haklarına da sahip idiler. Keza cemaat içinde aileyi ve bireyi ilgilendiren evlenme, boşanma, miras, borçlar vb. konularda kendilerine adli ve hukuki muhtariyet tanınmış, bir başka deyişle bu hususlarda kendi dinî ve örfi düzenlemeleriyle baş başa bırakılmışlardı. Bundan başka Müslüman yönetimi nezdinde cemaatin haklarını arama ve problemlerini dile getirme yetkisine sahip, vezir seviyesinde bir temsilci (kûmis) bulundurma hakları mevcuttu. Bu hakların karşılığında antlaşma metinlerinde gayrimüslimlerden ifa etmeleri beklenen yükümlülükler, Müslümanların düşmanlarıyla iş birliği yapmamaları, Müslümanların sırlarını düşmanlarına sızdırmamaları ve tespit edilen miktardaki cizyeyi her yıl devlet hazinesine ödemeleriydi. Cizye mukabilinde askerlik hizmetinden muaf tutulmaktaydılar
Sayfa 80·Kitabı okudu
Islam tarihinde Müslüman idaresi altındaki toplumlar, hukuki statü bakımından Müslümanlar ve gayrimüslimler şeklinde temelde iki ana gruba ayrılmışlardır. Din farklılığı, kısmen de olsa statü
Sayfa 79·Kitabı okudu
İsfahâni'ye göre insan ruhunun bedendeki yeri, hükümdarın ülkesindeki yeri gibi, akıl;hükümdara öğüt veren danışman gibi, şehvet; hükümdarın başına kötülükler getiren köle gibi ve hamiyet de; asayiş amiri gibidir. İsfahânî'nin insan tasavvuruna göre; beşerî ilişkilerde övgüye değer üç ilişki biçimi söz konusudur: 1- Sert yaratılışlı olmak, 2- Kendine uygun karakterle uzlaşmak, 3- Birbirine yardımcı olmak ya da aklın gereği olarak kendi tabiatına ters geleni terk etmektir. Beşerî ilişkilerde insan gereksiz öfkeye kapılmamalı, insanlara daima sevecenlikle yaklaşmalıdır. İlişkileri bu ve önceki ilkelere göre düzenleyen insan, zarif bir insan olmuş olur. Zariflik; sert ve yumuşak ilişki, araç ve yöntemlerini bir araya getirmek olup gerekli zaman ve mekânda gereken tavrı ve davranışları gösterme esnekliğine sahip olmaktır.16
Sayfa 20·Kitabı okudu