Fransız sol görüşlü bir ressam ile hiç bir eğitimi bulunmayan bahçıvanın doğa, sanat, aşk, evlilik, cinsellik, çocuklar,seyahatler, din ve din adamları hastalıklar ölümler kısaca hayatın içinde olan tüm olguları konuştukları konuştukçada dostluklarının derinleştiği bilgelik ve cömertlikle birbirlerine yüreklerine açtıkları nefis bir kitap olmuş.. Sohbetin git gide felsefi bir boyuta ulaşmasıda cabası....
1.Dünya savaşının can yaktığı İstanbul günlerinde yaşayan Türk ve Yahudi ailelerin birbirlerine ve hayata bakışlarını yansıtan bunun yanında Türk ailenin küçük kızlarının yaralı bir Alman askerine olan aşkını ve savaş süresince olan yanlızlığını ve Yahudi ailenin kızları ile olan kaderlerini çok iyi bir dille anlatmış yazar soluksuz okunabilecek bir eser olmuş okudukça o günlere gidiyor ve kendinizi o ailelerin içinde buluyorsunuz çok başarılı bir eser olmuş.....