Allah Kaynaklı yaratılışın ana kuralı olan bu ikilem prensibini göz önüne aldığımızda Kur'an'da da sabit ve vaz geçilmez yön yanında, değişken ve dinamik yönün de olması gerekmektedir diye düşünüyorum. Tüm Kur'an'ı dokunul maz ve değişmez olan ayetlerden oluşmuş kabul etmek, onu uyum özelliği (dinamizmi) olmayan katı ve zamanla huzur suzluk kaynağı bir kitap konumuna sokar. Halbuki Kur' an, insanların huzurlu ve mutlu olmalarını ön planda tutan mesaj ları olan bir kitaptır.
Kur' an, beyin gibi dinamik olduğunu ve ikilem prensibi gereği kendi ayetlerini de muhkem ve müteşabih ayetler şeklinde iki gruba ayırdığını ana ayetlerinden biri olan Ali İmran-7'de belirtmektedir.
"Maide-48: Allah isteseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat sizi verdiklerinde sınamak için ayrı milletler yaptı/ayrı ayrı dinler verdi. O halde durmayın, hayırlı/olumlu işlerde yarışın." mesajları ile de farklı dini usullerin Allah tarafından belirlendiği, dolayısıyla da bu farklı usuller nedeniyle toplumların ayrılıklara düşmeleri ve düşmanlık göstermeleri Kur'an'ın redettiği bir durum olmaktadır.
Dinler esasında "Allah'a iman, Alırete iman ve olumlu ar n elde olma" diye toplanan üç ana konuda ortak görüştedirler. Farklılıklar ayrıntılarda, uyulan dini ders kitaplarında ve başöğretmenleri olan peygamberlerdedir.
Bakara-136 ncı ayete baktığımızda Kur' an, hangi vahiy kitabına ve hangi peygamber oluşuna bakmadan Allah'a teslim olan her insana Müslim veya MÜSLÜMAN demektedir.