Bir velisinin Japonya'dan getirdiği, turkuvaz zemis
üzerine pembe turna kuşları işli ipek kumaşla kaplı, al keske benim olsa dediğim nadir şeylerden biri olan saha ne telefon defterinin bütün sayfalarını dolduracak kade işini görmeye hazır yüzlerce öğrencisi vardı ama yakın çok eşi dostu, ahbabı, arkadaşı, onu asla unutmayan, her arkadaşım dediği kimsesi yoktu. Anneme göre zaten yakın arkadaş diye bir şey olmamalıydı çünkü yakın arkadaşlık imkânsız bir ilişkiydi. Tarih yakın arkadaşının ihanetine uğramış insanların hikâyeleriyle doluydu. Havari. si Yahuda, İsa'ya, en doğasında vardı, her an, her yerde pu suda bekliyordu. Önemli olan ihanete uğradığında yıkıl mamaktı.