Çünkü doğru bir şekilde anlaşıldığı zaman kötülük evrendeki sınırsız güç ya da ilke değil, insan deneyiminin bir geçiş aşamasıdır; dolayısıyla öğrenmeye istekli herkes için bir öğretmen işlevi görebilir.
Hiçbir doktor bedenin hastalkların yok etmede neşeli düsünceler kadar etkili değildir; keder ve üzüntünün
gölgelerini dağıtmak için de iyi niyet gibi bir rahatlatıcı
yoktur. Sürekli olarak kötü niyet, alaycılık, şüphe ve kıskançlık düşünceleriyle yaşamak, insanın kendi elleriyle yaptiğı bir hapishanede kapalı kalması demektir. Diğer taraftan, her şeyi iyi açıdan düşünmek, her şeye neşeyle yaklaşmak, her şeyin içindeki iyiliği bulmak icin azimle öğrenmek; bu tür bencil olmayan düşünceler cennetin giriş kapılarıdır; ve her yaratığa karşı barış düsünceleri barındırmak, bu düşüncelerin sahibine dileği kadar huzur getirecektir.
Aklımızdaki düşünceler bizi anlatır, ne olduğumuzu düşünce ile yorulup hangi şekli aldığımızı. Kişi eğer kötü düşüncelere sahip ise, acı peşine dolanır ve onunla yuvarlanıp gider…… Kişi eğer temiz düşüncelere sahipse Mutlulukta onu izler kendi gölgesinde-elbette.