Miray edebiyat öğretmeni olmuş ve ilk tayin yeri İstanbul’a çıkmıştır. Tek başına yaşamanın özgürlüğünü hayal ederken babasının müdür olduğu okulda öğretmen olduğu duyunca hayalleri yıkılır. Küçük kardeşi de İstanbul’da üniversite kazanınca ailecek İstanbul’a yerleşirler. Anne babası önceden gidip ev hazırlığı yaparken Miray ve kardeşleri sonradan gelirler. Yol yorgunluğunun üzerine yeni evin temizliği ve eşyaların yerleştirilmesi düşüncesi Miray’ı daha da yorar. Ancak eve geldiğinde evi kurulu olduğunu bir de üstüne misafir olduğunu görünce evi tanıyamaz ve yanlış eve girdim düşüncesiyle çıkarken Tunahan’la çarpışır. Tam yanlış ev diyecekken annesinin odadan çıkmasıyla doğru evde olduğunu fark eder. Bütün komşuların el birliğiyle bütün evi temizlemiş ve yerleştirmiş olması Miray’a dünyaları verir adeta. Mahalledeki samimiyeti beğenen Miray daha görmeden mahalleye ısınır. Daha eşyaları yerleşirken kitaplığını gören Tunahan, Miray’ı merak etmektedir ve karşılaştıklarında ona karşı çekim hisseder. Bir de üstüne aynı okulda görev yapacak olmaları ikisini de heyecanlandırır. İkilimizin ve diğer karakterlerin hikayesi böylelikle başlar.
Yazarın ilk olarak Akasya Sokağı kitabını okumuştum ve böyle samimi mahalle konulu kitapları sevdiğim ve yazarın kalemini de beğendiğim için diğer kitaplarını da aldım. Beni yanıltmadı ve bu kitabı da sevdim. Bolca güldüm. Tunahan’ın sevişine,Miray’ın sahiplenişine, Miray’ın kızlarla olan muhabbetlerine ve aralarındaki uyuma bayıldım.