Ayşegül

Ayşegül
@Gaksital
Kitap kurdu...
9/10
·504 syf.·
2026 14. kitabı
Miray edebiyat öğretmeni olmuş ve ilk tayin yeri İstanbul’a çıkmıştır. Tek başına yaşamanın özgürlüğünü hayal ederken babasının müdür olduğu okulda öğretmen olduğu duyunca hayalleri yıkılır. Küçük kardeşi de İstanbul’da üniversite kazanınca ailecek İstanbul’a yerleşirler. Anne babası önceden gidip ev hazırlığı yaparken Miray ve kardeşleri sonradan gelirler. Yol yorgunluğunun üzerine yeni evin temizliği ve eşyaların yerleştirilmesi düşüncesi Miray’ı daha da yorar. Ancak eve geldiğinde evi kurulu olduğunu bir de üstüne misafir olduğunu görünce evi tanıyamaz ve yanlış eve girdim düşüncesiyle çıkarken Tunahan’la çarpışır. Tam yanlış ev diyecekken annesinin odadan çıkmasıyla doğru evde olduğunu fark eder. Bütün komşuların el birliğiyle bütün evi temizlemiş ve yerleştirmiş olması Miray’a dünyaları verir adeta. Mahalledeki samimiyeti beğenen Miray daha görmeden mahalleye ısınır. Daha eşyaları yerleşirken kitaplığını gören Tunahan, Miray’ı merak etmektedir ve karşılaştıklarında ona karşı çekim hisseder. Bir de üstüne aynı okulda görev yapacak olmaları ikisini de heyecanlandırır. İkilimizin ve diğer karakterlerin hikayesi böylelikle başlar. Yazarın ilk olarak Akasya Sokağı kitabını okumuştum ve böyle samimi mahalle konulu kitapları sevdiğim ve yazarın kalemini de beğendiğim için diğer kitaplarını da aldım. Beni yanıltmadı ve bu kitabı da sevdim. Bolca güldüm. Tunahan’ın sevişine,Miray’ın sahiplenişine, Miray’ın kızlarla olan muhabbetlerine ve aralarındaki uyuma bayıldım.
Limonlu AşkPayelll · Otantik Kitap · 2022168 okunma
Reklam
9/10
·272 syf.·
2026 13. kitabı
Serinin ikinci ve son kitabı. Delilah, Anthony ile hikayesinin devam edebilmesi ve hayatında Anthony ile yeni bir başlangıç yapabilmesi için babasının ailesini bulmak için yanına her daim destekçisi olan arkadaşlarını alarak Rize’ye gider. İlk başta niyeti onları uzaktan izleyip nasıl insanlar olduklarını öğrenmektir. Hatta bunun için turist gibi gezme bahanesiyle dedesinin yaşadığı konağa gider. Turist gibi halasıyla ve kuzeniyle tanışır. Ardından olaylar bir anda gelişir ve dedesiyle konakta karşılaştığında onun torunu olduğunu söyler. Dedesi hariç diğer akrabaları beklediğinin aksine ona özlemle kucak açar. Bu kitapta Lilah’ın yeni ailesiyle tanışmasını, Anthony ile olan ilişkisini ve dahasını okuyoruz. Havada kalan soru yok. Her şeyin cevabını alıyoruz. İlk kitap gibi güzeldi ama daha akıcıydı sanki. Güzel seriydi.
Delilah’ın Tüm RenkleriT. Y. Mazer · Artemis Yayınları · 2023108 okunma
9/10
·328 syf.·
2026 12. kitabı
Delilah diğer adıyla Lilah. Delilah daha anne karnındayken babasını küçük yaşta ise annesini kaybeder. Üvey ablası ve eniştesi onu büyütür. Ne kadar üvey olsalar da ablası ona anne eniştesi de baba gibi olur. Delilah babası Türk annesi Amerikan. Babası annesiyle evlenmek istediğinde ailesi karşı çıkar ve evlenmek için ailesini karşısına alarak evlenip Amerika’ya yerleşir. Lilah babasının her ne kadar Amerikada büyüse de babasının kültürüne daha yakınlık hissettiği için bu konuda araştırmalar yaparak hayatını bu kültüre yakın yaşamaya çalışır. Delilah hep hayalini kurduğu işe uzun çabaları girmeyi başarır. Bir işkolik olarak cumartesi günü bile evde gelecek ayın planlamasını yapıyordur. Planlamasını yaparken şirketten kan ihtiyacıyla ilgili mail gelir. Şirketten sürekli kan ihtiyacıyla ilgili mail geliyordur ancak bu defa gece saat 3’te mail gelir ve kimin için gerekli olduğu yazmaz. Delilah insan hayatı önemli diyerek saati yorgunluğu düşünmeden kan vermek için verilen numarayla iletişime geçer. Hastaneye gittiğinde karşısında patronu Anthony Howard vardır. Anthony onun bu işteki rol modeli idolüdür. Onu karşısında görünce şok olur. Kana ihtiyacı olan Anthony’nin kız arkadaşı Melaniedir. Böylelikle Lilah ve Anthony tanışmış ve hikayeleri başlamış olur. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Akıcı bir kitaptı. Uzun uzadıya gereksiz betimlemeler yoktu. Bu kitapta karakterlerin tanışması ve olayların başlangıcı vardı. Anthony’nin sevgisine ilgisine ve bunu açıkça belli etmesine bayıldım. Bence gayet uyumlu bir çiftti.
Delilah'ın Üç RengiT. Y. Mazer · Artemis Yayınları · 2022288 okunma
Bir dostluk hikayesi...
9/10
·464 syf.·
2026 11. kitabı
Kitap üç güzelin yolunun Çeşmede kesişmesiyle başlıyor. Feride, yaptığı işi sevse de artık çalıştığı insanlar yüzünden kendi işini kurmayı planlayan, çocukluktan beri sevdiği adam tarafından bir anda terk edilmiş, aşka ve erkeklere güveni kalmayan biridir. Tatil için abisi Hakan ile Çeşmedeki yazlıklarına gitmeye karar verir. Canan, hayattaki tek yakını anneannesini kaybettikten sonra daha içine kapanan, sürekli onu ihmal ederek zorla hamilelik için ilaçlar kullandırarak kilo almasına sebep olan ve aldatan kocası tarafından Çeşme’ye bir çeşit zayıflama kampına yollanır. Tabi Canan gitmeden önce kocasının aslında kendisini aldattığını ve iş seyahati diyerek sekreteriyle tatile gideceğini bu sebeple kendisini de Çeşme’ye yolladığını öğrenir. Kocasından boşanmak ve o süreçte ondan uzak olmak için boşanma işlemlerini başlatarak Çeşme’ye gider. Kocasının ayarladığı otelde hem zayıflama etkinliğine katılıp kendini toparlayarak yeni hayata başlamayı planlar. Elif, üniversiteden yeni mezun olmuş ancak daha çalışıp hayallerini gerçekleştirmesine fırsat verilmeden amcasının oğluyla evlendirilmek istenir. Düğünden önce kaçarak Çeşmeye onu kendi evlatları gibi gören üniversite hocasının yanına gelir. Feride,Canan ve Elif’in yolu bir şekilde kesişir ve tanıştıktan çok kısa süre sonra butik otel açmaya karar verirler. Bu süreçte hayatlarında yer edinecek Sinan ve Efeyle tanışırlar. Hepsi çok kibar ve naziklerdi. Hayal olsa da dostluklarını ve aşklarını okumak çok keyifliydi. Temposu biraz yavaştı ama kendini okutturdu. Entrikalar, yanlış anlaşılmalar falan pek yoktu. Konuşarak anlaşmak ne demek kitapta bunu okuduk. Karakterlerin hepsi birbirinden anlayışlı insanlardı. Herkes duygularını ve fikirlerini gayet açık bir şekilde aktarıyordu bu sebeple saçma yanlış
Bir Dilek Üç YürekSevde Duran · Agapi Yayınları · 2015124 okunma
8/10
·384 syf.·
2026 10. kitabı
Nazlı üniversitede okurken çeşitli nedenlerle kaydını dondurur ve yaşlı bakımıyla ilgili kursa giderek sertifikasını alır. Sonrasında ilk işi olarak Eymen Özalp’in evinde annesine bakmaya başlar. Eymen annesine çok düşkündür ama Nazlı evdeyken adeta bir hayalete dönüşür. Burda çalıştığı iki yıllık süreçte Eymen’le konuşmaları sayılıdır. Annesiyle ise sırdaş arkadaş olmuştur. Nazlı, Zeliha Hanımı bakıma muhtaç bir hasta olarak görmez hiçbir zaman. Hep bir arkadaşına yardımcı oluyormuş gibi onu kırmadan ona arkadaşlık ederek yanında olur. Vaktinin çoğunu orda geçirdiği için sanki ikinci bi evi, ikinci annesi varmış gibi hisseder. Ancak Zeliha Hanım’ın ani kaybı onu çok sarsar. Hele ki son anlarında oğlu Eymen’i ona emanet edişini hiç unutamaz. Zeliha Hanım’ın vefatı sonrası bir süre iş arar ancak bulamaz. Bu süreçte okula tekrar devam etme kararı alır ve maddi olarak ailesine yüklenmek istemediği için hem çalışıp hem okumak ister. Okulda olmadığı zamanlarda çalışırsa annesinin evlendirme baskısından da kurtulurum diye düşünür. Ama annesi boş durmaz ona birini bulduğunu söyler. Nazlı en başta reddetmeyi düşünür ancak bu kişinin lise aşkı Kerem olduğunu öğrenince kabul eder. Keremle buluşacağı gün buluşma mekanın orada Eymen’i bir kadınla yakın görünce şok olur. İki yıldır tanıdığı soğuk adam o kadına şimdiye kadar görmediği gülücükler verip onunla flört ediyordur. Şok olmuş şekilde onları izlerken Eymen de onu görür ve yanına gider. Onlar konuşurken bir araç yanlarına gelir ve Nazlı refleks olarak Eymen’i iterek kendi vurulur. Nazlı gözlerini hastanede açtığında Eymen yanındadır. Sohbet esnasında Nazlı okula döndüğünü ve iş aradığını söyleyince Eymen ona burs vermeyi teklif eder. Nazlı bursu öylece kabul etmeyeceğini evinde yine ona yardımcı olmak istediğini bursu ancak
Bir Yalnız GünebakanNur Ötken · Müptela Yayınları · 2015109 okunma
Reklam