Yaşamın doruğunu belirleyen ve artık onun ötesinde yaşamın daha da yükselemeyeceği bir kendinden geçme vardır. Bu kendinden geçme kişinin en canlı olduğu anda gelir ama beraberinde canlı olma unutkanlığını da getirir. İşte yaşamın paradoksudur bu. Bu kendinden geçme bu yaşam unutkanlığı ve bir alev tabakası halinde kendinden geçmiş dalıp gitmiş sanatçıya, cehenneme dönmüş bir savaş alanında savaş çılgınlığına kapılan ve düşmanı aman tanımayan bir askere gelir.
Sayfa 57 - Adayayunları, 1. Basım, Çevirmen Hüseyin ÖNAL
Liderlik kavgasının başlaması kaçınılmazdı.... köpekleri son nefeslerine dek çalıştıran, koşum takımlarının içinde mutlulukla ölmelerine neden olan, takımdan çıkarıldıklarında kalplerini kıran o adsız anlaşılmaz kızak gururuna yakalandığı için istiyordu bunu... ...onları asık yüzlü, sevimsiz canavarlardan hırslı, hevesli yaratıklar haline dönüştüren bu gururdu; bütün gün onları kamçılayan ve geceleri mola verildiğinde tekrar hüzünlü huzursuzluklarına ve hoşnutsuzluklarına döndüren yine bu gururdu.
Sayfa 50 - Adayayunları, 1. Basım, Çevirmen Hüseyin ÖNAL
Göçebemsi gelip gidişi ile eski özlemler, aşındırıp zayıflatıyor alışkanlıklar zincirini. Bir kez daha uzun, kış uykusunun içinden dürtükleyip uyandırıyor vahşi türünü.
Sayfa 5 - Adayayunları, 1. Basım, Çevirmen Hüseyin ÖNAL