Gamze

Kabusların bile bir sınırı vardı, olmalıydı. Gözlerimi her kapattığımda kendimi aynı cehennemde buldukça idrak etmiştim ki, gördüklerim bir kabusun çok ötesindeydi.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yaşam, kaderin tekelinde olan garip bir oyundu.
Kafatasımın içindeki mağarada yatıyorum ve buradan dış dünyayı seyrediyorum. Fakat içimin derinliklerindeki ben kimim?
Burası artık onun bildiği ve tanıdığı dünyası değildi, başka, bambaşka bir yerdi. İnsanın zihnini bulandıran ve birtakım oyunlar oynayan bir yer...
Su nasıl yok olmadan akıp gidiyorsa, zaman da aynı şekilde varlığından bir şey kaybetmeksizin akıyor. Görünüşte akıp gitseler de, varlıkları tükenmeyenlere birer örnek sayılırlar. Sabah saatlerinde su çekmek için derenin üzerine eğildiğinde, bil ki, dün yaptığının aynısını yapıyorsun bugün de.