Gamze Duran

Her keyfiyeti külfete dönüştürdüğümüz için ihyadan ve usulden uzaklaşıyoruz.
Alıntı
Reklam
En iyimiz bile bakıyorsun bir yerde Allah'ın huzurunda olduğunu idrak ederek kılınması gereken namazı tesbih/seccade kombini yaparak "affeder misin Allah'ım" storilerine(!) dönüştürmüş. Samimiyeti olmayan bir işin huzuru olur mu? Yani yana yakıla seccadede göz yaşı akıtan bir insanın o an kamerasını açmak aklına gelmemeli. Geliyorsa bu işin içi boşaltılmış ve "insanlar beni seccadede görsün" enaniyeti kaplamıştır zihniyetini.
Sayfa 244·Kitabı okudu
Alıntı
Tüm dünya dikdörtgen bir ekranın karşısında oturup aile ahlakını bozan diziler, yarışmalar, filmler izlerken bir kenara çekilip de, günde bir sayfa dahi olsa siyer okuyup asr-ı saadet'i koklamak kendine ettiği bir merhamettir insanın.
Sayfa 243·Kitabı okudu
Alıntı
Seyid Onbaşı 'Ya Allah' deyip kilolarca mermiyi kaldırdığında o kuvvet Rabbinden geldi. Çünkü 'YARDIM ET RABBİM, KİTABIN GİDİYOR!' diye patlıyordu yüreği! Hangi meditasyonu yaptı? Hangi akademiden ders aldı? Bu manevi hallerin, bu uhrevi işlerin eğitimi olmaz! Bunlar parayla-pulla öğrenilmez! Kalp, yürek alınmaz satılmaz! Allah'ın iradesi kimde ki iki ritüelle olacak bu işler?
Sayfa 242·Kitabı okudu
Alıntı
Derdim var diyor; "e o zaman namaz kıl bak namazın eksik" diyoruz. "Kaç gün kılacağım?" Diye soruyor. Bu adama elbette bir Instagram gönderisine "katıldım" yazarak huzur aramak daha kolay gelir. Lakin böyle bir dünya yok. Allah emek istiyor. Allah ispat istiyor!
Sayfa 241·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam