Sadece psikolojik müslümanlık, sadece sosyolojik müslümanlık veya sadece tarih içi müslümanlık yetmez. Her müslüman önce, kendi iç dünyasında müslüman olmalı.
Hedeflerimin en önemlilerinden biri de, kendi uygarlığımın, yani inandığım uygarlığın, hakikat olarak benimsediğim ve ta özünden kavrayarak ruhuma ve hayatıma geçirmeye, maletmeye niyet ve azm ettiğim İslam medeniyetinin kendini tam anlamıyla çağda yansır bulmasıdır. Yani onu çağa uydurmak değil, çağın ona uymasına çalışmak.
Evet, inancıma göre, Müslüman, inanmış kişi, daima çağdaş olmalı. Ama ne ile Çağdaş olmalı? Başkalarıyla Çağdaş olmak değil, burada kastettiğimiz çağdaşlık. Kendi kendisiyle Çağdaş olmalı. İdeal İslâm'la Çağdaş olmaya çalışmalı sürekli olarak.
Geçmişteki büyük İslâm yaşantısına hayran olmakla yetinmemeli. O yaşantıyı bugün de gerçekleştirmeyi bir görev bilmeli.