Gamze

Gamze
@Gamzeeeg
" Zamanın içinde ve dışında "
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
7802 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 01:08
Başkası için çalışmaktan sıkılmış, kendisi için çalışmak ve özgürlüğün o muhteşem tadına varmak isteyen hayvanların hikayesi anlatılıyordu. Baskıdan sıkılmış hayvanların tek isteği daha eşit bir toplumda yaşamaktı. Hayvanlar bunu başardılar ama sonradan inandıkları ve her sözüne değer verdikleri hayvanların, kendilerine bir nevi ihanet edişini gördüler. Domuzların gücü arttıkça kendilerinden başka hiç kimseye değer vermemeye başladılar. Kendileri oturdu diğer hayvanlarsa var gücüyle çalıştı. Sonrasında ise olmasından korktukları şey oldu aslında, insanlaştılar. Eşit bir toplum isteyen hayvanlar daha baskıcı bir toplumla karşı karşıya kaldılar ve işler pek de umdukları gibi gitmedi. Belki de kuzgun Moses’in de dediği gibi bir Balbadem Diyarı vardır ve bir gün hayvanların hepsi oraya gidecektir. Yorumumu kitaptan bir alıntıyla noktalamak istiyorum: “Bu dünyada açlık ve yokluk içinde yaşıyorlardı başka bir yerlerde daha iyi bir dünyanın bulunmasından daha doğru daha anlaşılır ne olabilirdi ki?”
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2016296,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2020 20:19
Ferit Edgü bu kitabında, kendini yolunu kaybetmiş bir denizci olarak tanıttı ve belki de unutulmuş sayılabilecek bir şehirde buldu kendini. Bu unutulmuş yere giden Öğretmen, orada yaşayan insanların ne dilini, ne kültürünü, ne yaşam tarzlarını vb hiçbir şeyini bilmiyor. –Aynı ülkedeyiz, aynı havayı soluyoruz, kurallarımız aynı, aynı coğrafyanın insanlarıyız, aynıyız… fakat birbirimize yabancıyız.- Öğretmenin yaptığı ilk şey, ortak bir dilde buluşmaya çalışmak oldu. Buradaki “Sınıf” bölümü beni çok etkiledi. Çocukların ayaklarında ayakkabı yok, saçları makasla kırpılmış….sınıfta, sınıfı sınıf yapan bir şey yok. Düşünülünce insan içinden çıkamıyor bu çaresizliğin, kendimi, o öğretmenin yerine koyduğumda “Ben ne yapardım?” diye düşündüm ve bu soruya ancak kitap bittiğinde, cesaretimi toplayabildiğimde cevap verebildim. Buradaki öğretmen, kara tahta için iki tahta parçasını karaya boyayıp bir araya getirmişti. Düşünüyorum da insan bir şeyi yapmak istediğinde nasıl da yolunu buluyor hemen, çok imkansız görünse de bazen. Hakkari coğrafi koşulların etkisiyle hava şartlarından olumsuz bir şekilde etkilenen bir şehir. Buradaki çocuk ölümlerini bununla bağdaştırmak her ne kadar zor olsa da sırf bu yüzden köye doktor gelemedi, çocuklar öldü… “İnsanlar ölmesin demiyorum İstediğim ölümsüzlük değil Ne endim, ne başkaları için İstediğim çocuklar ölmesin.” Ve bir sürü can veda etti yaşama, yaşayamadan… Kitapta yer alan şu bölüm de çok etkilemişti beni. Bir çocuğun kardeşi hasta ve öğretmenin yanına geliyor. Öğretmen ilaç mı istersin diye sorduğunda çocuk “İlaç istemiyorum, portakal istiyorum. O hiç portakal yememiştir.” diyor. Şu an kolayca ulaşabildiğimiz hatta bazen değerini bile bilmediğimiz bir meyvenin bu kadar ulaşılmaz olduğunu görmek canımı sıkmıştı ve elimizdekilerin bazen
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Alfa Yayınları · 201913,9bin okunma