Gamze kaya

Kelimeler böyleydi işte. Bazı kelimeler vardı ki başını döndürür, aşkla bağlardı insanı kendine. Ve bazıları vardı ki kurşundan daha ağır, bıçaktan Jaha keskin olurdu. Karşındakini yaralar, belki de öldürürdü yavaş yavaş.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnançlar korkuları doğuruyordu. Korkular ise insanı sığınmaya muhtaç ediyordu ve bu yüzden her fırsatta Tanrı'yı arıyorduk. O inandıklarımızın bütünü, korkularımızın sığınağıydı. Tanrı kalbimizdeydi ve her kalpte başkaydı. Kimisi daha zalim, kimisi daha yargılayıcı ya da şefkatli... İyi ya da kötü biri olmak fark etmezdi, günün sonunda herkes inandığı Tanrı'yla baş başa kalırdı.
Alıntı
Neden bir insanın ölümüne duyulan ilgi, hayattayken ona verilen sevgiden daha fazla olurdu ki? Insanları ölmeden önce sevmeyi becerebilmeliydik oysa...
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Her kimsen
Puan vermedi·264 syf.··
2025 1. kitabı
Benim için yeri ayrı olan bir kitap. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Hayatıma dokunan bir kitap serisi. Bu kitabı bu kadar sevmemdeki neden belki de hayatım boyunca Deva gibi olmak istememdir. O kadar cesaretli bir kadın ki erkek kılığına girerek basketbol oynayan dev adamların koçluğunu yapmaya başlıyor. Çeşitli zorluklara göğüs gererek onları kazanacakları maça hazırlıyor. Hele ki takımdan Başar'ın onu her iki kılıktada karşılıksız sevmesi benim içimdeki kanayan yaraya daima tuz bastı. :) ikinci kitapta ise Deva'nın takım tarafından koşulsuz sevilmesi, çok çabalayarak hayalini gerçekleştirmesi ve kendisinin bile şaşırdığı bir aşk hayatı anlatılıyor. Babasının kızına koşulsuz güvenmesi annesinin ise her koşulda ona laf çarpması beni üzdü. Annesinin erkek çocuğuna davrandığı gibi Deva'ya da davranmasını isterdim Ama ne yazıkki ebeveynlerimizi biz seçemiyoruz. Her neyse uzun zamandan sonra kahkahalarla okuduğum çerezlik kitabıma içim buruk bir şekilde burada veda ediyorum... R. İdeli Her Kimsen: Son Set
1000Kitap
Her Kimsen: İlk SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,698 okunma
Eğer ki kendinizi çok fazla ortaya sererseniz bir gün üstünüze basıldığında da hiçbir acı belirtisi gösteremezdiniz. Onlar için bile isteye yere uzanan sizdiniz. Sırtınızın ağrıması da üstünüzdeki ayak izleri de sizin suçunuzdu. Çünkü bazen iyilik ektiğinizde biçtiğiniz sadece ama sadece acı sözler olurdu.