Gamze

Onlara göre, beklenen Maşiah (Mesih) gelince devleti kurabilecek tek kişidir. O döndüğünde kâhinler ve kutsallar krallığını kuracaktır. Buna karşın Siyonistler, sonu kendi güçleriyle hızlandırmaya çalışmakta, silah zoruyla dönüşü savunmakta ve böylece Tanrı'nın iradesini beklememektedirler. İşte bu yüzden, Naturi Karta'ya göre "İsrail" devleti kibirli liderlerin bir ürünü, Tanrı'nın iradesine başkaldıran kafir bir zümrenin kurduğu bir oluşumdur.
Sayfa 180
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Beşincisi: Araştırmacıya göre tarihsel açıdan Filistin toprakları üzerinde hak sahibi olmaya en layık olan milletler Araplar ve Müslümanlardır. Bunun da iki temel sebebi vardır: 1. Araplar, Filistin topraklarında yaşayan ilk topluluklardır. Filistin'e yerleşmiş, burada binlerce yıl boyunca kalmışlardır. Bu husus, Arap, Acem, Müslüman ve gayrimüslim bütün insaflı tarihçilerin ittifakla kabul ettiği bir gerçektir. 2. Müslümanlar, Filistin'i fethetmiş, İslam hâkimiyetine almış ve bu toprakları on üç asırdan fazla bir süre boyunca korumuşlardır.
Sayfa 165
Tarihçi Gustave Le Bon279 şöyle der: "İsrailoğulları, Şaul zamanına kadar bir millet bile sayılamazlardı. Onlar, küçük Sami kökenli göçebe çetelerden oluşmuş, birbirinden kopuk, düzensiz topluluklardı. Hayatları, baskın, fetih, kıtlık ve küçük köylerin yağmalanması üzerine kuruluydu... İbraniler, Filistin'de hâkimiyet kurmak için uzun bir zaman harcadılar ama bu hâkimiyet hiçbir zaman tam olmadı. Şaul dönemindeki Filistin fethi bile tamamlanmaktan çok uzaktı. Filistin'de gerçek hâkimiyet Filistinlilerin elindeydi. "
Sayfa 164
Ayrıca Yahudiler ne tek bir millete ne ortak bir vatana ne de tek bir dile sahiptir. Onlar, her ırktan, her renkten, her dilden ve her ülkeden toplanmış, kalpleri de birbirinden kopuk, dağınık bir topluluktur.
Sayfa 160
Benzer şekilde, çağdaş Batılı araştırmacılardan Fransız Doktor Maurice Bucaille (Moris Bukay) 148 de açıkça şunu itiraf eder: "Tevrat'taki vahiy, çok sayıda başka yazıyla karışmış durumdadır. Bugün elimizde bulunan metinler, Tevrat'ın orijinal hali değildir. Onlar, metinleri kendi arzularına, içinde bulundukları şartlara ve karşılaştıkları zorunluluklara göre işleyen kimselerin elinden çıkmıştır. "
Sayfa 68