Yuân Fên

Yuân Fên
@Gamzelideli
Araftayım... Yusuf gibi karanlık kuyuda , Züleyha gibi utangaçlıkta ama derin bir araftayım ... صمد
Gazeteci
AUZEF / Sosyal Hizmetler
İstanbul
15 Ekim 2000
29 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Cevapsız Sorular, Tamamlanamayan Yarınlarımız Neden??
Görmeyen birine gökkuşağını anlatmak zordur aşk diyorlar, Ne kadar güzel değil mi bir diğer söz; "Sevmesi gerekenler sevmedi diye, sevgiden korkmak neden?" Aradık bulamadık diye, aramaktan vazgeçmek neden? Yanlışlar yaptık diye, doğrulara yüz çevirmek neden? Kaktüs bile dikeninden çiçek açarken, umudumuzu kesmek neden? Sevinirken Allah diyip, üzülünce Allah'a sırt dönmek neden? Mutluyken güleriz, üzgünken ağlamamak için susmak niye? Seni sabaha kadar dinleyecek Allah varken, derdi sana veren varken, dertsize seni anlamayan kula minnet edip, dert anlatmak neden? Kahvenin 40 yıl hatrı var diyip, senin için kainatı yaratan Allah'a sırt dönmek neden? Vefa göstermek varken, düştüğümüz bu vefasızlık neden? Kalbin gözü, dili varken, kalpsiz olmak sağır ve dilsiz kalmayı seçmek neden? Ölmek için yaşadığımız fani dünya da, Yaşamayı severken ölümden korkmak neden? Neden? Neden?.... 🍂
Reklam
Bir sabah açlığımızı unutturur Sevdanın ekmeği, Bir yudum su gibi akar gözlerimizden, Tok kalkarsak yatağımızdan, Biliriz ki umutsuzluğun kırıntılarından Koca bir sofra kurmuşuz sevgilim. ك☘️
Umutsuzluğun Ateşinde;
Kelimelerle anlatılamayacak her duygu, Cümlelere sığmayan her kelimem, İsimsiz kalan bütün güzelliklerim, Heyecanım… belki de geleceğimin en karanlık yüzüsün. Korkarım ben karanlıktan, Ama dur, şimdi ortalık aydınlanacak Albatros’um. Ateşin önümüze verdiği ışığa doğru gel, Fakat bu ateş… nereden çıktı, meşalemiz yoktu ki? Baktım ki sen de beni kıracaksın, Karanlıkta korkularımla Herkes gibi beni yalnız bırakacaksın. Ben de yaktım… Neyi mi, kehribarım? Senin bana gelebileceğin bütün limanlarımı, Gönül denizimde sana ait olan gemilerimi, Geleceğe dair umutlarımı, Mutlu olacağım sözlerimi, Zamana inat bekleyişlerimi yaktım! Artık korkmuyorum… Sen de korkma. Çünkü umutsuzluğumuzun ateşi Işığımız olacak, Albatros’um.
Yardan Bir Haber
Yardan bir haber ver bana, Yok bir ses, yok bir iz… Ne yardan, ne de Yaradan’dan. Unuttun beni, Verdiğin bütün sözleri, bütün teklifleri. Ey sahtelerin sahtesi, Ben seni eskiler gibi sevdim, Eski gibi değil, Eskilerdeki gibi… Türkülerde, şiirlerde, Yazarak, yakarak sevdim seni yâr. Bilirim, iki anlamı vardır “yâr” kelimesinin: Uçuruma derler yâr, Sevgiliye derler yâr… Ve her ikisi de sensin. Bir demlikten, iki bardaktan içtiğimiz en güzel sohbet, Dumanı sönmeyen bir yürek ateşi oldun bana.
KARANFİL SOKAĞI:
Issız kaldırımlardayım, Karanfil kokulu o uzun, ince sokaktayım. Tek başımayım… yürüyorum. İşte, tam orada görmüştüm seni; Sol dirseğin duvara yaslı, Sağ elinde yanan bir sigara… Hı… hııı… hı… Bütün sokak karanfil kokuyor, Sigarandan çıkan duman gibi. O sokaktayım… Yıkılmış hayallerim, Darmadağın kalbim, Bomboş ellerim, Yıpranmış umutlarım sırtımda. Attım yüklerimi, Senden kalan ne varsa… gidiyorum. Uzun, ince o karanfil sokağındayım, Gidiyorum… Kalan her şeyi kurtarmak adına, Kalanları da alıp gidiyorum.