Djuna’nın ise o günkü masumluğu ve cahilliğiyle şu büyük kehanette bulunması olanaksızdı: Michael ondan kaçmakla arzusunu, tutkusunu ele veriyordu. Gençliğe özgü körükleriyle birbirlerini yaraladılar.
Djuna gerçek arzularının ne olduğuna henüz karar verememişti; insanları ne kadar yaklaştırmak istediğine de. Görünürde çağırıyordu onları ama fazla yaklaşmaları, onu el ele geçirmeleri, ona hükmetmeleri ya da sahip olmaları konusundaki karmaşık duyguları, korkuları yüzünden epey temkinli bir seslenişti bu: içindeki insanı, o yalın, sıcak canlıyı işgalden koruyacak biçimde, dikkatle.