İlk karşılaşma anının gerçek bir teselli hissi verem bir-iki saniyesi dışında,bu hayaletlerin Füsun değil,mutsuz ruhumun çeşitli kurguları olduğunu aklımın bir yanıyla hep fark ediyordum.Ama onu karşımda görüvermek içimde öyle tatlı bir duygu uyandırırdı ki,onun hayaletiyle karşılaşacağım kalabalık yerlere gitmeyi alışkanlık edinmiştim;bu yerleri,sanki kafamın içindeki bir İstanbul haritasına da işaretlemiştim.Füsun sandığım gölgelerin gölgelerin daha çok görüldüğü yerlere gitmek geliyordu hep içimden.Şehir benim için onu hatırlatan bir işaretler âlemi olup çıkmıştı.