Sağ kalırsam eğer,düşünmek için geceyi bekleyeceğim.Sevgili gece.Gece olduğunda akıl uyur ve her nesne en basit haliyle görünür.Gerçekten önemli şeyler önem kazanır,gündüz yapılan akıl yürütmelerin yıkıcı etkisinden arınırlar ve yaşamaya başlarlar.İnsanoğlu parçalarını toplar,sakin bir ağaç olur yine.
Durgun yaz havasının niçin ölümle çeliştiğini,bunun insana acı bir alay gibi gelebileceğini anlamıyorum.Ama belli belirsiz bir düşünce dönüyor kafamda:”Yıkılmış bir yaz bu.Yerinde sayan bir yaz...”
Ama savaşın son günlerinde tüm hisleri bastıran bir his var:Saçmalık hissi.Çevremizdeki her şey çatırdıyor.Her şey yıkılıyor.Tüm bu yıkıntıların arasında ölüm bile saçma geliyor.Ölüm bile ciddiyetini kaybediyor...