“Bize karşı iyi niyetler beslediğini umduğum biri, sanki bizi aynı sofranın iki ucuna oturtmuş gibi bir his var içimde. Bu elbette dokuz bin kilometre uzunlukta bir masa (bu ölçekte olunca bir şenlik sofrasından söz edilebilir ancak) ve biz birbirimizi görmesek de ben senin öteki uçta oturduğunu biliyorum.”
..az sonra düğmelerin tamamı açılınca Frederik’in karşısında kimsenin karşısında olmadığım kadar çıplak kalacağım takıldı aklıma, çıplaklığın ışığa çıkmamasına, örtüler altında kalmasına haklı nedenlerle her zaman özen gösterdiğimi hatırladım..