Bir kişi aşıksa ve maşukundan uzak düşmüşse ya da bir sevdiğini yitirmişse ve bu acı yüreğini dağlamaktaysa, onun için yastaysa; tabi ki gamlanır, ağlar.
Onu her andığında, ondan her bahsettiğinde içine bir ateş düşer, yüzüne hüzün çöker. Gözleri de ona eşlik eder ve gözyaşı döker.
Tüm bunlar onun gerçek aşkının ve derin imanının latif ve aşikar birer nişanesidir.