İman, bizi ateşleyen, bizi rüzgarla dolduran, Allah'ın huzuruna fırlatan, nefes kesen bir şey olmadığında, bir yük, bir alışkanlık hâline gelecektir.
Bir yükle ömür boyu yaşamak da, ne bileyim?
"Biz ona şah damarından daha yakınız" ilahi ihbarındaki "biz"in kim olduğu belli. Sorun, ayetteki "o"yu üzerimize alıp almayacağımızla ilgili. Onun o denli yakın olduğu kim?
Peki, bu mesafesizlik içinde biz bu yakınlığın farkında mıyız?
Mesele budur.