Güneş

Güneş
@Gece_1Peri
“Herkesin ne olursa olsun hayatta kalmak için savaşım verdiği bir dünyada, ölmeye karar verenleri anlamak kolay mı?”
Reklam

Güneş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
2025 8. kitabı
Paulo Coelho
7.9/10 · 102,5bin okunma
Karşındaki kanımla çizilmiş bir tablo Kendi ellerimle çizdim. Yaralarımı ancak kan kırmızısıyla anlatabilirim sana Belki şimdi anlarsın beni Sensiz ne çektiğimi
Bir Bayram Öncesi Yazısı
Geceyi sever misiniz?Ben severim.Şu an saat çift sıfıra birkaç dakika kala balkonda otururken yanımda kahvem,elimde defter ve kalemim,yazıyorum bu kelimeleri. Birkaç dakika önce bir araba geçti."Hayat bayram olsa" şarkısın çalıyordu.Yarın bayram Çok merak ediyorum.Bu bayram nasıl olacak?"Hayat bayram olsa" cümlesi duamız mı olacak? İki saat önce annemden duydum" nerede o eski bayramlar"dediğini.Artık klasikleşmiş artık her seferinde duyuyoruz.(Bu arada gökyüzünde yıldız yok.Işıklar yüzünden.Gecemi mahveden ışıklar...)Biz gençler(yani en azından ben)çok da özlemiyoruz o eski bayramları.Biz de gördük sabahtan başlayıp akşama kadar şeker topladığımız o bayramları.Büyüklerimizi ziyarete giderdik.Kim kime daha çok harçlık verecek diye söyleniyorduk aramızda. Hatta bizim kendi aramızda farklı bir eğlencemiz daha vardı.4 kardeştik. 2'ye 2 grup oluştururduk.Aynı gruptakiler paralarını birleştirirdi.4'ümüz berber gezer bir şeyler satın alırdık.Gün sonunda hangi grubun daha çok parası kalmışsa onlar kaznırdı.Şu an saçma geliyor.Çünkü büyüdük,küçükken masumduk.(Aleyna Tilki'den Cevapsız Çınlama çalıyor.Tam da şu yer"Mazlumun ahı aheste aheste alınır."Hep beraber gülelim.)Şimdiki bizden büyükler de kendi çocukluk bayramlarını özlüyorlar bence.Çünkü insan büyüdükçe de bayramları değişir.Onlar büyüyünce onlarınki değişti,biz büyüdükçe de bizimkiler. Şüphesiz ki bizim büyük bir mutluluklar geçirdiğimiz bayramlarda da onlar o malum cümleyi kurmuşlardır.Çünkü onlar o zaman çocuk değillerdi.Ve biz de şimdi çocuk değiliz. Biz büyüdük düşüncelerimiz değişti, önceliklerimiz değişti,hayatımız değişti,Artık yalnızca içindeki çocuğu öldürmeyen doyasıya eğlenebiliyor.Ne demişti Kahraman Tazeoğlu:"Ölen bir çocukluğun geride bıraktığıdır aslında BÜYÜMEK"Ne diyeceğimi bilemedim.Büyüyün mü
Yalnızlık Problemi
Yalnızlık denilince çoğu zaman olumsuz şeyler gelir akla. Bir kişinin kimsesinin olmadığı için içinde bulunduğu durum. Evet bu doğru olabilir. Ama olmayabilir de. Çünkü yalnızlık kimi zaman zorunluluk olsa da bazen bir seçim bazense bir hayat tarzıdır.Yani yalnız yaşamayı seçenler ve onu bilerek hayatının ortasına koyanlar var. Peki hangisi daha iyi? Yalnızlıklar içinde kendi düşüncelerinin yankılarını duymak mı yoksa yüzüne gülüp arkandan iş çeviren insanların sahte sözleri mi? Tabi insanların hayatlarında yalnız olmayı istedikleri bir dönem olabilir. Yalnız atlatmak istedikleri bir gerçek, geçmesini beklediği bir acı, kabuk bağlamasını bekledikleri bir yara... Bazen de insanlar mutluluklarını saklayarak yalnızlaşırlar.Mutluluğu gizlemenin nasıl bir şey olduğunu iyi bilirim. Eğer senden başka herkes üzgünse sen de üzgün olmalısın gibi gelir o an. Doğru olan buymuş gibi. Kimileri de mutluluğunu paylaşmayı seçer, gizlemeyi değil.Belki bu şekilde birilerine umut olabilir, bir tebessüm kazandırabilir dünyaya.İnsan bazen hangisinin daha iyi olduğunu kavrayamaz.İlk seçenek risksizdir. Kendin dışında kimseye zarar vemezsin. Ama sen yalnızlığının denizinin içinde boğulabilirsin. İkinci seçenekse risklidir. İnsanlar sana bir gülümseme de verebilir, kaş çatması da. Sonuçta etrafımızdaki her insan başkasının mutluluğuyla mutlu olan insanlar değil. İşte bu yüzden risk almıyorum.Ama bu yalnızlığın haya terzım olduğu anlamına gelmez. Son olarak sormam gereken iki soru var. 1.Yalnızlık güç müdür? 2.Üzülmemek için sevmeyen insanın mı kaybettiği şeyler daha fazladır yoksa sevip de üzülenin mi?
Reklam