Zece

Zece
@Gecemece
"Ama" dedi Eustace, Aslan'a bakarak. "O ölmemiş miydi?" "Evet" dedi Aslan çok alçak bir sesle, güler gibi (Jill öyle düşünüyordu). "Öldü. Birçok insan ölmüştür, biliyorsun. Ben bile öldüm. Ölmeyen çok az insan var."
Reklam
"Bu başımıza gelebilecek en büyük utanç ve acı" dedi Prens "Cesur bir bayanı düşmanın ellerine verdik ve biz güvendeyiz." "Çok karamsar olmayın, efendim" dedi Suratsız. "Bu mağarada pek güvende değiliz, ayrıca açlıktan ölüyoruz."
"Düşünürsen, bu komik bir şey. Eğer haklıysan,bizler oyunlar oynayan bebekleriz. Ancak oyun oynayan dört bebek senin gerçek dünyana taş çıkartacak bir dünya kurabilir. İşte bu yüzden ben oyun dünyasından yana olacağım. Bir Aslan olmasa bile ben Aslan'dan yanayım. Narnia olmasa bile ben Narnialılar gibi yaşayacağım. Bundan dolayı, size yemek için teşekkür ederek, eğer bu iki bay ve bayan da hazırsa, sarayınızı terk ediyor ve yaşamlarımızı Yukarı Dünya'yı arayarak geçirmek üzere karanlıkta yola çıkıyoruz. Yaşamlarımız çok uzun olmaz belki, ama dünya senin dediğin kadar sıkıcı bir yerse sanırım ondan ayrılmak çok önemsiz bir kayıp olacak."
Yemeğin sonlarına doğru kör bir şair ortaya çıkıp, Prens Cor, Aravis ve At Bree'nin At ve Çocuk denilen eski ve muhteşem hikâyesini anlattı. Bu hikâye Narnia, Calormen ve bunların arasındaki topraklarda, Peter'ın Cair Paravel'de Yüce Kral Peter olduğu zamanlarda geçiyordu. (Dinlemeye değer bir hikâye olmasına rağmen onu anlatacak zamanım yok.)

Zece

, bir kitap okudu
7/10
·296 syf.·
2026 16. kitabı
Sangu Mandanna
7.6/10 · 459 okunma
Reklam