Dua etmek ve zikir çekmek, kelimelerin ritmik seslerle tekrarı "amigdala" aktivitesini düşürür ve kaygıyı giderir. Ritmik sesler, ritmik nefes demektir; o da kalp atışını yavaşlatır. Parasempatik sinir sistemi devreye girer, vücut yavaşlar, kaygı azalır.
Hayal gücünün işin içine girdiği her iş, hızla neticelenir. Çünkü hayal gücü,nörolojik yapımızı değiştirebilme gücüne sahiptir. Beynimizde "sinapslar"_aracılığıyla birbirine bağlı yaklaşık 86 milyar nöron vardır ve biz yeni şeyler öğrendikçe beynimiz değişir, dönüşür. Bu sürece "nöroplastisite" denir.
Tek yapmamız gereken şey hayal gücümüzü kullanmak ve hayallerimize giden yoldaki engelleri kaldırmak.Dualarımızı hayallerimizle desteklemeyi unutmayalım.
Kişisel imaj, iç dünyanın dışa izdüşümüdür. Ve bu iz bazen bir tebessümde, bazen bir ses tonunda, bazen bir teşekkürde, tartışma anında, bazen de susuştaki vakarla belirir. Mevlânâ nın o güzel sözüyle ifade edersek "İnsan kıyafetiyle karşılanır, ilmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır." O hâlde imaj, sadece tanıtmak değil, aynı zamanda uğurlanırken de hatırlanmak, iz bırakmaktır.