Mescid-i Aksa, sadece taştan ve kubbeden ibaret bir yapı değil; İslam ümmetinin kalbi, tarihin şahidi ve imanımızın yeryüzündeki en berrak aynasıdır. İlk kıblemiz olması hasebiyle yönümüzü, Miraç’ın durağı olması hasebiyle de göğe olan bağımızı temsil eder.
Bir ümmetin onuru, mukaddesatına sahip çıktığı ölçüde ayaktadır. Aksa’nın her bir taşı, asırlardır süregelen bir direnişin ve sarsılmaz bir inancın sembolüdür. Kudüs’ün mahzuniyeti, tüm İslam coğrafyasının ortak kederi; onuru ise hepimizin ortak izzetidir.
Bu kutlu mekanı kalbimizde yaşatmak ve mirasına sahip çıkmak, sadece geçmişe bir vefa borcu değil, geleceğe bırakacağımız en büyük emanettir. Çünkü Mescid-i Aksa özgürse, ümmetin başı dik demektir.