Mehmet

Mehmet
@Geometriveben
ʍαjø ɠɦɔul
Sex Therapist
Dark Academia
Pekin
Mars
96 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Suç, yanlış yönlendirilmiş enerjiden başka bir şey değildir. Günümüzde iktisadi, siyasal, toplumsal, ahlâki her kurum, insanın enerjisini yanlış kanallara yönlendirmek için elbirliği ettiği sürece; çoğu kişi nefret ettiği şeyler yapmaya, tiksindikleri hayatları yaşamaya devam ettikleri sürece, suç kaçınılmaz olacaktır ve kanunlardaki emirler suçu yok etmeye değil, yalnızca arttırmaya yol açacaktır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Devlet, hiç aksamadan vergi ödeyen bir makineye, hiç açık vermeyen bir hazineye ve iki duvar arasındaki düz çizgide mahcup bir şekilde yürüyen bir koyun sürüsü gibi monoton, itaatkâr, renksiz, ruhsuz bir halka ihtiyaç duyar.
Din, insan aklının hâkimi; Mülkiyet, insan ihtiyaçlarının hâkimi; Hükümet de, insan davranışlarının hâkimi olarak, insanın köleliğinin kalesini ve onun getirdiği her tür korkuyu temsil eder. Din! İnsanın aklına nasıl da hükmediyor, ruhunu nasıl aşağılıyor ve değersizleştiriyor. Tanrı her şey, insan hiçbir şey, diyor din. Ama Tanrı o hiçlikten o kadar despotik, o kadar zalimce, o kadar acımasız, o kadar hoşgörüsüz bir krallık yarattı ki, tanrılar ortaya çıktığından beri dünyada yalnızca kasvet, gözyaşı ve kan hüküm sürüyor. Anarşizm, insanı bu kara canavara karşı isyana teşvik eder. Anarşizm insana, kır aklının zincirlerini, çünkü kendin düşünüp kendin yargılamadığın sürece karanlığın tahakkümünden, ilerleme karşısındaki en büyük engelden kurtulamayacaksın, der.
ANARŞİZM: İnsan yapımı yasalarla kısıtlanmamış özgürlük üzerine kurulu yeni bir toplumsal düzen felsefesi; bütün yönetim biçimlerinin şiddete dayandığını ve bu yüzden yanlış, zararlı ve gereksiz olduğunu savunan teori.
Birisi, "Bir şeyi mahkûm etmek, düşünmekten daha az zihinsel efor gerektirir." demişti. Zihinsel tembellik toplumda o kadar yaygın ki, bu tespitin doğru olduğu çok açık. Herhangi bir fikri derinlemesine anlamak, kökeni ve anlamını incelemek yerine çoğu kişi, onu ya bütünüyle reddeder ya da temel önemde olmayan yüzeysel ya da önyargılı tanımlamalara bel bağlar.