En büyük kölelik, insanın kendi düşüncesinin kölesi olması ve ona her şeyi feda etmesidir (...). Hakikat beynin salgıladığı katı bir dogma değildir, bir mağaranın duvarlarındaki sarkıtlar gibi. Hakikat hayattır. Onu kafanızda aramamalısınız. Öteki insanların yüreklerindedir o. Onlarla birleşiniz...
Bilim, iş yaşamı ve siyaset, insancıl açıdan anlamlı olan tüm temelleri ve oranları yitirmiştir. Rakamlar ve soyutlamalar içinde yaşıyoruz; hiçbir şey somut olmadığından, hiçbir şey gerçek değildir (...) Bu çılgın girdap içinde insan, somut yaşamdan gittikçe daha çok uzaklaşarak düşünmeye itilir, soyutlamaların içinde bocalar durur (...) Kendini ancak şöyle algılayabilir insan: Sevgi, korku, inanç ve kuşku duyabilen bir birey olarak değil de, toplumsal düzen içinde belli bir işlevi yerine getiren, gerçek yaradılışından yabancılaşmış bir soyutlama olarak.