Peygamber efendimizin, bir günde, karnında iki çeşid yemek bir araya gelmemiş, kendisi, karnını hurmadan doyurduğu zaman, ekmekten doyurmamış, ekmekten doyurduğu zaman da, hurma dan doyurmamıştır! İşte, beni ağlatan da budur!" demiştir.
Bir kimse, Resûlullah efendimize gelip dedi ki: "Ey Allahu teälänın Resûlü! Kıyâmet ne zaman kopacaktır?" Peygamber efendimiz: "Kıyâmet için ne hazırladın?" buyurdular. O kimse: "Evet, çok namaz kılarak, oruç tutarak, sadaka vererek kıyamet için hazırlanmadım. Lâkin ben, Allahü teâlâyı ve O'nun Resûlünü seviyorum" dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz. "Kişi sevdiği ile beraberdir" buyurdular.
Ebû Hüreyre, Efendimizin şu hadis-i şerifini bildirdi: "Bir kimse Cuma gecesinde, iki rekat namaz kılsa, her rekatta Fatiha ve Ayet-el-kürsi'yi birer, İhlas sûresini on beş kerre okusa, namazdan sonra bin kerre; "Allahümme salli alâ Muhammedin nebiyyilümmiyi" dese, diğer Cuma gelmeden beni rüyasında görür. O kimsenin geçmiş ve gelecek bütün günahları bağışlanır. Cennet beni görenler içindir."
Azrail aleyhisselâm, Alemlerin efendisinin mübárek rühunu almaya başladı. Resûlullah efendimizin mübārek benzi bâzan kırmızı oluyor, bazan sararıyordu. Azrail aley hisselâma; "Ümmetimin canını da böyle şiddet ve zorla mı alır sin!" buyurunca, o; "Yâ Resûlallah! Hiç kimsenin canını böyle kolay almadım" cevâbını verdi. Son ânında bile ümmetini unut mayan sevgili Peygamberimiz; "Ey Azrail! Ümmetime edeceğin şiddeti bana eyle! Zîrâ onlar zayıftır, dayanamazlar..." buyurdu. Sonra; "Lâ ilâhe illallah! Refik-i âlâ!" buyurdular ve mübârek ruhları alındı ve âlâ-yı illiyyîne ulaştırıldı...