İlk günlerde birbirimizi tartarak tanımaya çalıştık. Farklı oyunları farklı amaçlarla ama birbirimiz ile oynuyorduk. Ben tavla oynuyordum. O satranç... Ben oynamak istiyordum. O kazanmak... Ben zar atıyordum, eğlenerek. O hamle yapıyordu düşünerek. Ben onunla güzel vakit geçirmek istiyordum. O beni kazanmak... Oysa biz oynadığımızı sanıyormuşuz. Kader adını bile bilmediğimiz bir oyun oynadı bize. Ne ben eğlenebildim, ne o kazanabildi. Ben mars oldum; o mat.
- Sevginin niçini olmaz ki efendim... Düşünsem belki mâkul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakikî sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeyin güzel tarafları nı bulmaya çalışırız. Bu da hodbinliğimizden doğar efendim.