Önüne gelen yemeği beğenmez. O yemeğin içindeki malzemelerin nasıl yetiştiğini, hangi şartlar altında önüne geldiğini, neden tam da o yemeğin ona sunulduğunu ve ona neyin iyi geleceğini bilemez ve bilmese dahi hayra da yoramaz. Kısacası, hiçbir şeyin gerisindeki, şimdisindeki, geleceğindeki ve bütünündeki hikayeyi anlamadan, yalnızca yüzeysel bir şekilde beğenmez.
İmkan yokken özlediğin birine nasıl sarılırsın? Daha çok özleyerek. Özlemden kemiklerin sızlayınca, tatmin olacağın bir yol bulursun. Ya da yol olursun.