"Eksiksiz hakikat nadiren bir insanın itirafına bağlıdır; bir şey nadiren bir parça değiştirilmemiş veya bir parça bozulmamıştır; ama bu durumda olduğu gibi davranış hatalı olsa da duygular kusursuz olunca gerisinin pek önemi kalmaz."
Sayfa 445 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"'Ben süslü konuşamam Emma,' diye devam etti az sonra inandırıcı bir samimiyet, kararlılık ve sevecenlik içinde.
'Seni daha az sevseydim, daha çok konuşabilirdim. Ama ne olduğumu biliyorsun. Benden sadece gerçeği duyarsın. Seni suçladım, sana ders verdim, sen de buna İngiltere'deki hiçbir kadının katlanamayacağı gibi katlandın. Onlara katlandığın gibi şimdi sana söyleyeceğim gerçeklere de katlan sevgili Emma. Söyleme tarzım pek cazibeli olmayabilir. Tanrı biliyor ya, aşk konusunda hep kayıtsız kaldım. Ama sen beni anlıyorsun. Evet, bak, sen duygularımı anlıyorsun ve elinden gelse duygularıma karşılık verirsin. Şu an sadece sesini duymak, bir kez olsun duymak istiyorum.'"
Sayfa 443 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"Sadece diyordum ki böyle talihsiz durumlar zaman zaman kadınların da erkeklerin başına geliyorsa da bunun çok sık olduğunu sanmıyorum. Aceleci ve sakıncalı bir beraberlik kurulabilir ama sonra bunu telafi edecek zaman olur. Demek istiyorum ki sadece mutlulukları şansa kalmış zayıf, kararsız kişiler talihsiz bir tanışıklığın ilelebet esiri olurlar."
Sayfa 387 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"Mr. Knightley başını iki yana salladı ama yüzünde bir anlayış gülümsemesi vardı; sadece şöyle dedi:
'Seni azarlamayacağım. Seni kendi düşüncelerinle baş başa bırakıyorum.'
'Beni kibirli düşüncelerime nasıl emanet edersiniz, hiç bana hata yaptığımı söylerler mi?'
'Kibirli düşüncelerine değil, ciddi düşüncelerine. İlki seni yanıltırsa eminim ikincisi sana bunu söyler.'"
Sayfa 342 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu