Yatmadan önce kitap okumak için olabildiğince bol zamanının olması onun için çok önemli.Televizyon ya da film seyretmiyor, sosyal hayatı ve yaptığı bir spor yok. Tek eğlencesi okumak ve klasik müzik dinlemek . Doymak bilmez bir klasik müzik, tarih ve felsefe meraklısı...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nietzsche'nin Zerdüşt'ü yalnızlığı ne kadar övse, hatta göklere de çıkarsa, büyük düşünceleri ortaya çıkarmak için yalnızlığı istese de diğerlerini sevmeye ve yükseltmeye, kendilerini mükemmelleştirmeleri ve aşmaları için onlara yardım etmeye, olgunluğunu paylaşmaya kendini adamıştı. Olgunluğunu paylaşmak; bu da onu can evinden vurdu...
Hayat tarafından yaşanmak yerine hayatı yaşamak zorundaydı. Başka bir deyişle kaderini sevmeliydi. Ve diğer her şeyin üstünde, Zerdüşt'ün, yaşadığımız hayatı sonsuzluk boyunca tekrar tekrar yaşamak isteyip istemeyeceğimize dair sürekli sorduğu bir soru vardı. İlginç bir düşünce deneyimiydi bu fakat düşündükçe soru ona daha fazla rehberlik sağlıyordu: Nietzsche'nin bize verdiği mesaja göre hayatımızı o şekilde yaşamalıydık ki aynı hayatı sonsuza dek yaşamak isteyelim.
"Ne zaman bir başkasına uzansam kendim eksiliyorum...
Açıkça söylemek gerekirse bana verebilecek ilginç bir şeyi olan biriyle hiç karşılaşmadım. Ve bunun nedeni benim aramamış olmam değil. Ne zaman birisiyle arkadaş olmaya çalışsam yalnızca perişan bedbahtlar, sınırlı zekaya sahip kişiler, kötü kalpliler ve kötü eğilimler bulduğunu söyleyen Schopenhauer 'la aynı deneyimi yaşadım. Yaşayan insanlardan söz ediyorum,geçmişin büyük düşünürlerinden değil."