Finn yüzüme düşen saç tellerini nazikçe kulağımın arkasına attı. "Sana her konuda inandığımı biliyorsun. İstediğin buysa, bu bıçağı eti yüzüp kemiğe saplanacak kadar bileyeceğim. Ama Cadı Toplayıcısı gibi adamlarla aşık atamazsın, Raina. Hele Buz Kralı'yla, asla. Onlardan ben de nefret ediyorum. Senin sandığından ya da tahmin ettiğinden çok daha fazla hem de. Ama Cadı Toplayıcısı bugün geldiğinde bir an bile aptalca bir şey yapacağını düşünürsem orada durup bunu izlemeyeceğimi bil. Bunu yapamam. Seni her zaman koruyacağım, bu seni kendinden korumak anlamına gelse bile."
Gözlerimin içine baktığında, üç yıl önce benimle vadiden kaçmayı reddettiğinden beri kalbime yerleşen o acıyı yeniden hissettim. Onu annemle babamın birbirini sevdiği gibi sevebilirdim.
"Yaban geyiği, ha?" Bıçağın sapını elinde çevirirken kehribar rengi taş demir ocağındaki ateşin ışığını yansıtıyordu. Başını kaldırıp sanki beni çözmeye çalışıyormuş gibi gözlerini kısarak baktı. "Geyik yerine Cadı Toplayıcısı demek istemiş olabilir misin, Raina? Ya da belki de Buz Kralı?"