… çevrenizde dönenlerin el çabukluğu, hileler ve düzenbazlıktan meydana gelmiş bulanık bir karışım olduğunu fark etseniz bile, bütün bilinmeyenlere, hilelere rağmen içiniz sızlar, bilmedikleriniz arttıkça sızılarınız o ölçüde çoğalır!
Senaca, hayatın kısa olduğunu düşündüğümüzü ama aslında onu boşa harcadığımızı söyler:
“Şimdiki an, sahip olduğun en değerli şeydir. Hatta sahip olduğun tek şeydir. Onu boşa harcama. Ele geçir. Yaşa. Biri parayı ya da mücevheri çöp kutusuna atsa ne düşünürsün? Akıllı bir insan bu kadar değerli bir şeyi düşüncesizce nasıl israf edebilir, dersin. Zaman bunlardan daha değerlidir ve bir çok insan zamanı düşüncesizce boşa harcar.”
… sahip olduklarımızı mümkün olduğunca kullanmalı ama onlara çok bağlanmamalıyız, çünkü her birini hızlı bir şekilde kaybedebiliriz. Bu sebeple her şeyi doğadan, kaderden ödünç alınmış bir borç gibi düşünmek gerekir. 
“Teknoloji veya siyaset çevrelerinde biraz
zaman geçirin , hemen fark edersiniz ki standart ideoloji başı kuma gömmektir. Başka türlü düşünüp hareket ederseniz, durdurulamayan muazzam güçler karşısında kapılacağınız korku ve öfke sizi öyle bir felç eder ki her şey beyhude gelmeye baslar. Bu yüzden kötümserlikten kaçınmanın hüküm sürdüğü o tuhaf entelektüel dünya sürüp gider."