Gökçe Dal Kalender

Bu çocukla o çocuk arasında kırılmış, parçalanmış bir hayat duruyor.
Sayfa 392·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
— Anne, müsaade eder misin? Senin dizine yatayım…Haniya bir vakitler beni dizine yatırır da saçlarımı okşardın? İşte yine öyle yatayım, beni yine öyle, güya sekiz on yaşında bir çocuk gibi okşa… Ah! Bilsen, anneciğim, bugün okşanmak, sevilmek için ne kadar ihtiyacım var! Hususiyle çocuk olmak, o mesut zamana biraz avdet etmeye (dönmeye) nasıl muhtacım!..
Sayfa 392·Kitabı okudu
İnsanlar ne kadar büyürlerse büyüsünler, ne kadar ihtiyar olurlarsa olsunlar yine bazı dakikalar vardır ki annelerine sokularak çocuk olmak isterler.
Sayfa 391·Kitabı okudu
Niçin bu kadar hulya esiri olmuş idi?
Sayfa 381·Kitabı okudu
Ah! Hissiyata taalluk eden (duygularla ilgili) şeylerde erkekler kadınların ne kadar dûnunda (altında)!.. diyordu.
Sayfa 375·Kitabı okudu