O halde iyi bir insan olmak nedir, sorusunu sorduruyor. Hemen arkasından açıklama geliyor: "İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(-den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.*
"Allah'a inanmak kişinin iyiliğine nasıl bir değer ve anlam katar? Allah'a inanmayanla inanan iki insan, aynı iyiliği yaptığında aralarında fark olur mu?"
Ayetimize göre iyilik dört temel alanda gerçekleştirilmelidir. Bunlar inanç, sosyal sorumluluklar, ibadet hayatı ve kişisel ahlâktır.
Buna göre:
Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere inanmadan iyilerden olunmayacağı gibi,
sevdiği malını ayette sayılan muhtaçlar grubuyla paylaşmadan,
namaz ve zekât gibi ibadetleri yerine getirmeden, ahde vefa ve zorluklara göğüs germe gibi değer katan kişisel niteliklere ulaşmadan, iyilerden sayılmayacağız.