Glzrygrd

Glzrygrd
@Glns
Göz dünyaya açılan bir penceredir. Ey göz!... Güzel bak, güzeli gör...
Geçmişten bugüne
Babam esnaf olduğundan sadece pazarları ve sadece kahvaltıda bizimle birlikte olurdu... Abartmıyorum her pazar, öğleye kadar evimizde hep bayram havası olurdu... O kadar özledim ki o duyguyu. Babam 2013,te ölene dek bu hep böyle oldu... Şu korana dönemini onunle birlikte evde geçirmeyi o kadar isterdim ki... Lütfen inanın ve sevdiklerinizle sadece bugünü yaşayın... Yarını yok hayatın...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Martı Jonathan Livingston
“Yaşamak için ne çok neden var! Balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekâmızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz!"...Martı Jonathan Livingston...🍃🕊️
Bugün önemli!... Dün kaybettiğin imtihanı kazanmak için... Hiçbir zaman dün'de kalma, yarını çokta hesaba katma... Bu günü yaşa doya doya...
Yalnızlığını sev...
Yalnızlık Allah'a mahsustur çok doğru ama gerçek şu ki insanlarda hep yalnız... Öyle ki, kalabalıklar okyonusunda boğulurcasına...
Tefsiri Kebir
“Herkesin…hazır bulduğu gün…” İnsanın her yaptığından veya her söylediğinden nefsinde bir iz kalır, nefsi bununla şekillenir. Bu davranış ve söz tekrarlandıkça bu şekil ve iz köklü bir melekeye dönüşür. Aynı şekilde semavi nefislerin sayfalarına da işler. Ama insan maddi meşgaleler, vehmi ve hayali idrakler aracılığıyla nefsinin şekilleri ve nakışlarıyla o kadar meşguldür ki bunları düşünecek vakit bulamaz. Nefsi bedeninden ayrılınca, nefsinin şekil ve nakışlarından kendisini alıkoyacak bir meşgalesi kalmayınca işlediği hayır ve şer cinsinden her şeyi karşısında hazır bulur. Yapıp ettiklerinin şer olduğunu görünce, kendisiyle bu gün veya işledikleri bu ameller arasında uzaklık olmasını temenni eder, çünkü bu amellerle azap görür. Bu şekil ve nakışlar kökleşmişlerse nefsinin sureti haline gelir. Değilse, miktarları ve tekrarlanışları oranında azap görür.