Sevdikçe değer kaybettiren derin bir tutkudur aşk, Var mıydı Leyla, sevdi mi sanırsın Şirin? Aslında o dağlar hiç yoktular, Zihnimizdeydi her şey ve hep zoru sevdik biz Gerek var mıydı aya, ayaza keşke sadece sevseydik.
Duyguları istismara uğramış bir kız çocuğunun korkularında aradım seni, Belki bir çocuk veremedim sana ama hep çocukça sevdim seni. Her fırça darbesinde sen olan bütün tablolarımdaydın, Ben hep bizi çizerdim, Sen hep biraz eksiktin Diego.
Hızlı adımlarla derin bir sessizliğin açık adresi oluyor, Duramıyorum kokunun sindiği bu şehirde Zamanla unuturum diyerek umduğum bir hayatı soluyor, Ağlasam sancılarımdan taşacak yağmur, aklımı sel basacak, susuyorum. Yalnızlık, fermuarı bozuk bir valiz gibi içine her şeyi sığdırıyor ama kapatamıyorum.