Gamze fırtana

Gamze fırtana
@Gmzfr1
"Rûhum, bir kalıbın esîri olmadan evvel, elimi bir el tuttu ve bana güneşleri, seyyâreleri, semâvâtın acâibini gezdirip seyrettirdi. Nihâyet bir âleme getirerek: -İşte misâfir olacağın yer.. burası dünyâdır, dedi. Şaşkın şaşkın etrâfıma bakınırken de devam etti: -Burada herkes kendi istidâdına göre bir tohum eker ve mahsûl devşirir. Para, kadın, evlât, mevki, rütbe, şan ve şeref, insanların en çok ekip biçtikleri tohumlardır. Sen de keyfine göre bu dünyâya bir çekirdek ekip mahsûl topla! Böylece kimsenin kimseyi görmeden çalışıp didindiği bu patırtılı âleme ben de katıldım. Ben de onlar gibi ekip biçmeye başladım. Ama bütün tarlalar benim olsa, tohumların, sabanların tek sâhibi sâde ben olsam gene de geldiğim âlemlerin zevkine takılı kalan gönlüm, bir türlü kendi ektiği tohumun çeşnisi ile nafakalanmaya râzı olmayacaktı. Ezel gününün saltanatını görmüş göz, safâsını tatmış dudak burada, kendi düzdüğü puta nasıl tapabilirdi? İsyan ettim. Belimden tohum torbamı, el elimden sabanımı attım ve hemen gidip kendi varlığım tohumunu bu tarlanın bir köşesine gömdüm. Arkamdan bağırıyorlardı, "Vah zavallı, kendini ziyan etti.." Halbuki zamânın sadık dudağı onları yalanladı. Şimdi dallarından aşk meyveleri topladıkları şu fidan, bir zamanlar vecd ve tevâzu ile yere gömdüğüm o tohumun ta kendisidir." Sâmiha Ayverdi Yusufcuk